banner128

Bir Savaş Gazisi Kent: SARAYBOSNA

Durum: Dizi yazı (2)

Hazırlayan: Tuğba AKTA

*

İlk  yazımda Bosna Hersek’in tarih açısından önemini ve Aliya İzzetbogoviç’in savaş sırasındaki tutumunu anlatmıştım. Şimdi de Bosna Hersek gezim sırasında beni en çok etkileyen yer olan Umut Tüneli’nden ve savaşın Saraybosna’da süregelen etkilerinden bahsetmek istiyorum.

Batı tarafından sırt dönülen ve “medeniyetler savaşı” olarak tanımlanan bu zor günlerin atlatılabilmesindeki en önemli unsurlardan birisi ise Boşnaklar’ın Saraybosna’da havaalanı yakınlarında gizlice inşa ettikleri  “Umut Tüneli”dir. Elektrik enerjisi, ısınma, su gibi ihtiyaçların karşılanamadığı, neredeyse hiç yiyeceğin olmadığı bir zamanda ilaç ve onurlu bir yaşam için gerekli olan tüm malzemelerin yoksunluğu içinde olan bu insanlar devamlı ağır silah ve keskin nişancıların hedefinde hayatta kalmaya çalışırken bu tünel sayesinde günlük yaşamlarına  devam edilebilmişlerdir.

         

Sırpların kuşatması altında kalan Saraybosna;  havaalanı ile birlikte ikiye bölünmüş durumdaydı.  Çünkü havaalanı Birleşmiş Milletler tarafından denetlenmekteydi. Boşnaklar havaalanı yolunu kullandığı taktirde bu yol BM tarafından ışıklandırılıyor ve şehrin diğer tarafına geçmek isteyen Boşnaklar Sırplar tarafından öldürülüyordu. Bu duruma çözüm olarak şehrin iki yakasını birleştiren;  800 metre uzunluğunda, 1.60 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğindeki  bu tünel bir şehri  hatta bir devleti kurtarması en imkansız gibi görünmesine rağmen tam da bu sebeple Umut Tüneli olarak isimlendirilmiştir ve yaklaşık 300 bin kişinin hayatını kurtarmıştır.

                     

( Hafıza Mekanı Dobrinja-Butmir Tüneli Müzesi , Saraybosna)

Tünel, Aliya İzzetbegoviç ve arkadaşları tarafından organize edilerek  Kolar Ailesi’nin evinin altından kazılmaya başlanmıştır. Fotoğraftaki kişiler bu evin sahipleri, Kolar Ailesi. Tünel kazılırken bile askerlerin yanı başında duran onlara su ikram eden elleri öpülesi yüce gönüllü bir teyze, Şida Nine.. Kolar ailesi ve Umut Tüneli Bosna Savaşı’nın maneviyatını yakinen hissedebileceğimiz bir pınar. Savaşın izlerinin unutulmaması adına kurşunlanarak delik deşik olmuş bu evin müze haline getirmesi  için yıllarca ellerinden geleni yapmışlar.

           

(Umut Tüneli’nin geçtiği ev, Saraybosna)

Şöyle bir anektod paylaşmak isterim sizlerle : Savaştan 12 sene sonra yani 2007 tarihinde Bosna’yı ziyaret eden arkadaşım ve ailesi o zamanlar henüz müze olmayan ancak ziyarete açık olan Umut Tüneli’ne giderler. Bahçede Şida Nine’yi görürler. Ninemiz bu sefer de gelen ziyaretçilere su ikram etmektedir. Ne ince ne zarif bir davranış. Arkadaşıma nereden geldiklerini sorar ve Türk oldukları cevabını alınca teyzenin gözleri yaşarır. “O zaman niye gelmediniz, keşke savaşta da gelseydiniz” der.  İnsanın boğazı düğüm düğüm oluyor işte. Bosna Savaşı sadece yiten canlar, akan kanlar olmamalı bir Türk için, olamaz. Boşnaklar Orta Avrupa’da Türk olarak nitelendirilen Osmanlı torunu olduğu için Sırplar tarafından “Türklerden intikamımızı aldık” denerek, Türk oldukları için öldürüldüler. Şu an toplumumuzda bile 26 yıldır kardeşçe bir arada yaşadığımız Boşnakların, komşularımızın  derdini bilmeyen, neden buralara geldiğinin farkında olmayan vatandaşlarımız var. Bu durumun bilincinde olunmalı ve bu savaşın önemi unutulmamalı.

Yaşanan bunca acı sonrasında imzalanan Dayton Antlaşması ile sona eren savaş sonrası Bosna Hersek Federasyonu kurulmuştur. Bu topraklarda yaşam iki entite olacak şekilde Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar arasında kantonlara bölünmüş halde yine bir arada devam etmekte.

            

(Saraybosna’ya atılan havan topları yüzünden hayatını kaybedenlerin unutulmaması için bırakılan “Saraybosna Gülü” adı verilen izler)

         

( Kurşun ve havan topu izlerinin olduğu bazı binalar, Saraybosna)

(Savaştan kalan bombalar, Mostar Köprüsü)

Savaşın üzerinden 26 yıl geçmiş olmasına rağmen;:şehir merkezinde, köylerde, kentlerde, hemen hemen her binada, her evde, yollarda, caddelerde savaşın izlerini görmek mümkün.  Kimisinin kurşun izleri sıvanmış, kimisininki boyanmış, kimisinde ise kurşun ve havan izleri hala duruyor. Genellikle dağlardan ateş açıldığı için evlerin çatıya yakın tüm kısımları taranmış halde ama pencerelerde rengarenk, salkım saçak çiçekler sarkıyor. Yaşamak böylesine güçlü böylesene umut dolu bir eylem işte! 

-Devam edecek

Yarın: Her yanı ecdat eserleriyle dolu bir kent: Saraybosna ve Ünlü Bektaşi Velisi Sarı Saltuk..Balagaj Tekkesi..  Saraybosna sokaklarında parasız kalsanızda asla susuz kalmayacaksınız çünkü her yer musluklarından şırıl şırıl içilebilir su akan çeşmelerle dolu..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.