ABD Başkanından Tanzanya’ya düştüler!

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 yılında daha cumhurbaşkanı olmadan ABD Başkanı tarafından kabul edildiğini hatırlatan Dr. Gürbüz Çapan, ’15 yılda gelinen noktaya bakın. Cumhurbaşkanı hiçbir ülkede kabul görmüyor. Tanzanya’ya Mozambik’e gidiyor. Sıfır sorun diye başladılar sorunumuz olmayan ülke kalmadı. ABD bombalıyor bunlar alkışlıyor. Hani Rusya ile dost olmuştuk. Başımızı büyük bela bekliyor  ’ dedi.

 

Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan, Hayır kampanyası çerçevesinde Esenyurt Boy DüğünSalonu’nda vatandaşlarla ile bir araya geldi. Toplantıda Ak Parti iktidarını ve yeni taslağı eleştiren Dr. Gürbüz Çapan Kendisinin genel başkanı eleştirdiği ve hak aradığı bir ortamdan Türkiye'nin tek adamın imtiyazına doğru gittiği bir ortama sürüklendiğini belirterek  “Mustafa Kemal'le bir türlü barışamadılar. Eskiden adalet eksikliği vardı şimdi adalet hiç yok.” Diye konuştu.

Diktatör hayali düşman yaratır

İlçe sakinlerinin önemli bir kısmının korktuğu için toplantıya katılım gösteremediğini belirten Dr.Gürbüz Çapan,   “Selam korkak olmayan Esenyurtlular hoşgeldiniz” diyerek konuşmasına başladı. Türkiye'deki korku düzeninin geleceğe dair iyi bir işaret vermediğini de anlatan Çapan, “Esenyurt'u korkutmuşlarsa, Türkiye'yi hayli hayli korkuturlar. Ama bu korku anlayışıyla yönetenler her zaman yok olmaya mahkûm olmuşlardır haberiniz olsun. Diktatörler önce hayali düşman yaratır onu yok eder kahraman olurlar. Daha sonra bir dış düşman yaratmaya çalışırlar. O da hayali bir düşmandır. Eğer diktatör bu hayale inanır da savaşa giderse onun sonu olur” dedi.

Tanzanya’ya Mozambik’e gidiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmeden önce 2002 yılında ABD Başkanı ile görüştüğünü hatırlatan Dr.GürbüzÇapan, “  Geldiğimiz noktaya bakın. Türkiye Cumhuriyeti'nin başındaki zat dünyadaki hiçbir ülkede kabul görmez hale gelmiş. Ancak Tanzanya'ya gidiyor, ancak Mozambik'e gidiyor. Ama öncesini hatırlayın. 2002'de daha seçilmemiş bir vaziyetteyken ABD Başkanı'nın huzuruna çıkmıştı. Şimdi geldikleri noktaya bakın. Sıfır sorun diye başladılar şimdi sorunumuzun olmadığı ülke ve insan kalmadı. Tayyip Erdoğan'ın 2002'de kurduğu partideki arkadaşlarından hiçbiri kaldı mı yanında? Neredeler?” diye sordu.

Bin korumayla geziyorlar

Türkiye'de baskı rejiminin her geçen gün arttığına dikkat çeken Gürbüz Çapan, salondaki herkesi güldüren bir anısını anlattı. Çapan, “Bundan birkaç sene önce bize; “Siz Sivas'ın öbür tarafına gidemezsiniz” diyordu şimdi Türkiye'nin her tarafına bin tane korumayla gidiyorlar. Ülke birbirine küstü, vatandaşlar birbirine küstü. En yiğidimiz bir cabbar arkadaş var. Geçen gün Baykal'ın lehine bir şey konuştu. Artık nereden aklına geldiyse. Ondan sonra bir başka arkadaşta bunu ses kaydına almış. Yayınlayayım mı diye sordu. Yayınlama dedi, duyulur duyulmaz bana maliye memuru gelir dedi. Şimdi Cabbar’ın korktuğu yerde insanlık kalmamıştır. İçimizdeki en güçlü en yiğit adamın geldiği nokta bu. Vay halimize yani. Esenyurt'a gelenler bilirler. Bir tek şey istedim sizden korkuyu yenin diye” şeklinde konuştu.

Baykal'ın listesine itiraz attım atıldım!

Uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yaptıktan sonra CHP'den uzaklaştırılmasına ilişkin detayları da paylaşan Çapan, dönemin Genel Başkanı olan Deniz Baykal'la yaşadıkları bir olayı da anlattı. Milletvekili aday listesine itiraz ettiği için partiden atıldığını ima eden Çapan, “Bir seçimde bizim 6 mebusumuz vardı 4'ü Rizeliydi. 1 tane Alevi vardı içimizde. Baykal'a dedim ki; Elinin ayarına bak? Rize'den 1 tane oy alamıyoruz, şu yaptığına bak. Hadi birini yaz falan dedim ama bu ne? Bunu söylediğimde yanında CHP'nin İl Başkanı da vardı. Ben 90'lı yıllarda hep söyledim. Gidelim Kürtle konuşalım dedim. İletişim kuralım hak gözetelim dedim. Bunların kavgasını verdik” dedi.

Elleri alışmış solcu dövmeye

Kendisinin genel başkanı eleştirdiği ve hak aradığı bir ortamdan Türkiye'nin tek adamın imtiyazına doğru gittiği bir ortama sürüklendiğini anlatan Çapan, “Mustafa Kemal'le bir türlü barışamadılar. Akıllısı bir şey demiyor ama dangalaklar diyor ki demokratik padişahlık daha iyi diyor. Eskiden adalet eksikliği vardı şimdi adalet hiç yok. Bir gecede 5 bin öğretmeni sokağa attınız. Atılanların hepsi solcu aydın çocuklar ama FETÖ diye attınız. Darbenin ertesi günü ilk yaptıkları eylem Genco Erkal'ın tiyatrosunu kapattılar. Elleri alışmış solcuları dövmeye. Öteki darbelerde de böyle oldu. Elleri sağa gitmiyor. 80'den sonra 12 Eylül faşizmi solu budadı, halkevleri kapandı. Yurtsever dernekler kapandı. MHP'nin de ocakları kapatıldı. Meydan FETÖ'ye kaldı. Türkiye'nin bütün filizlerini onlara teslim ettiler. Şimdi AKP içinde FETÖ'cü yokmuş. Nerede, bizim evimizde mi var?” sorusunu sordu.

Gülen için hasret türküleri okuyorlardı

FETÖ konusunda hükümetin ve Erdoğan'ın samimi olmadığını da vurgulayan Çapan, iktidarı ikiyüzlü olmakla eleştirdi. “Fethullah Gülen için her gün hasret türküleri okuyordunuz” diyen Çapan, “Ben Dev-Genç'liyim çok CHP'li filan biri değildim ama ortak paydamız için buradayım. Onlar da böyle değil miydi? FETÖ, AKP iç içe değil miydi? Her gün hasret türküleri yakan sizdiniz, FETÖ'ye yardım yataklık suçsa önce Cumhurbaşkanı'nı sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nı tutuklamanız gerekiyor” diye konuştu.

Esad'ın evine ben mi gittim?

AK Parti'nin dış politikasını da eleştiren Çapan, Beşar Esad'ın babası Hafız Esad hakkında da ilginç bir bilgi verdi. Çapan, “ABD geldi Suriye'yi bombaladı bizimkiler de ABD'yi alkışladı. Hani Rusya ile dost olmuştuk? Başımızı bela bekliyor başımızı. Beşar Esad'ın evine giden ben miydim? Biz ona Hafız'ın oğlu derdik. Babası bize ajanlığa zorlamış, teklif etmişti biz de ona onay vermedik. O dönem Dev-Yol'cu arkadaşlarımız terk etti Suriye'yi. Biz ülkemize ihanet etmeyiz. Hayatımızda hiçbir zaman kimseye muhtaç olmadık. Bizim halkımızdan başka sığınacağımız hiçbir delik yoktur, başka kimseye biat etmeyiz. Siz de gidin bunları anlatın bu korkuya teslim olmayın” ifadelerini kullandı.

Ak Parti bölünecek , CHP’de operasyon olacak

16 Nisan'da sandıktan hayır çıkması durumunda Türkiye siyasetinin farklı bir ivme kazanacağını da öne süren  Çapan, AK Parti'nin ikiye bölüneceğini, CHP'de ise büyük bir operasyon olacağını belirtti. Çapan, “16 Nisan’da hayır çıksın AKP dağılacak. AKP'den iki parti çıkacak. Biri liberal sağ parti biri de dinci- minci bir parti. İkinci büyük operasyon CHP'de olacak. CHP'de ben de dahil olmak üzere geçen yüzyıldan kalan bütün siyasetçileri gönderecekler. MHP kalmadı. MHP'de ekonomi politikasını filan ortaya koyarsa var olabilir. Öyle Türkiye Türk'tür, Türk kalacak vs laflarıyla olmaz bu işler. Artık geçen yüzyıldan kalan herkes yok olacak ben de dahil” dedi.

Esenyurt’ta adres bulamıyorum

Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nu da isim vermeden eleştiren Gürbüz Çapan, Esenyurt'un, Esenyurt olmaktan çıkarıldığını söyledi. Çapan, “Esenyurt'ta yolda yürünmeyecek hale gelmişiz, acayip binalar yapılmış, ben Esenyurt'a çıktım mı adresi bulamıyorum siz nasıl buluyorsunuz bilmiyorum ama artık buna bir yerde dur dememiz gerekiyor. Aksi halde parkınız virane olmuş ses çıkaran yok, kaldırımlarınız sökülmüş ses çıkaran yok, böyle şey olmaz” şeklinde konuştu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.