Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra, çok sayıda faili meçhul dosyası yeniden açıldı. Sonuçları kamuoyu vicdanında kabul görmeyen bazı soruşturmalar yeniden başlatıldı.
Gülistan Doku, Muhsin Yazıcıoğlu ile Kaşif Kozinoğlu soruşturmaları en çok yankı uyandıranlar oldu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek soruşturmalarla ilgili olarak, 11 Eylül’de şöyle bir açıklama yaptı:
‘‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığıyla koordinasyon
içerisinde Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eş
güdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.
Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 202'da kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire
Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha
aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların
üzerindeki sır perdesini kaldırdık.’’
Adaletin geç de olması yerini bulması, ‘‘Kara koyunun ak koyundan hakkını alması’’ güzel
gelişme.
Ancak…
Daha dava bile açılmamış olan bazı soruşturmalarla ilgili ‘‘güdümlü medya’’daki abartılı
haberler, ‘‘ucu nereye kadar giderse’’ vurgusuyla yapılan açıklamalar, bu işlerin itibar
kazanma gayretiyle yapıldığı izlenimi veriyor.
Çünkü…
‘‘Aydınlatıldı’’ denilen olaylara bakıyorsun, hepsi son 20 yılın olayları. Suikast kuşkusu
duyulan Muhsin Yazıcıoğlu ile Kaşif Kozinoğlu ölümleri başta olmak üzere hepsi, tek partinin
tek liderle iktidarda olduğu dönemin olayları.
Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, Emniyet ve Jandarma teşkilatları dersen ülkenin en eski
kurumları.
Olaylar olurken de, soruşturmalar sonuçsuz kalıp dosyalar kapatılırken de, kapanmış
dosyalar yeniden açılırken de iki bakanlığın bakanları dışında her şey aynı. Ne iktidardaki
parti, ne iktidarın lideri değişmiş.
Oysa ki…
Sık sık yinelenen, son açıklamadaki ‘‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde…
faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz’’ vurgusuna bakınca,
iktidar değişmiş de yenisi, eskisinin foyasını ortaya çıkarıyor gibi.
Yoksa iktidar içinde iktidar mı değişti?
Bu durumda eski Adalet ve İçişleri bakanları hakkında, en azından görevi ihmal soruşturması
gerekmez mi?.
Bir de insan merak ediyor: Siyasi olmayan, ancak siyasi etkiyle üzerine gidilmediği iddia
edilen 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, 16 yaşındaki Burak Oğraş, 18 yaşındaki Kırgızistanlı
Yeldana Kaharman, 23 yaşındaki Özbek asıllı Nadira Kadirova dosyalarına sıra gelir mi?
[email protected]