İşsizlik Sigortası Fonu, 1999 yılında Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde yasalaştırılarak hayata geçirilmiştir.

O tarihe kadar yarım asırdan uzun süredir çıkarılması beklenen bu sosyal güvenlik mekanizması; çalışanların işsiz kalmaları durumunda mağduriyetlerini önlemek, gelir kaybını telafi etmek ve yeniden istihdam edilmelerini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Fondan ilk ödemeler, yasal bekleme ve prim ödeme sürelerinin tamamlanmasının ardından Mart 2002'de yapılmaya başlanmıştır.
*
İŞKUR’un güncel verilerine göre, İşsizlik Sigortası Fonu'nun toplam varlığı, Ağustos 2026 sonu itibariyle 851 milyar 139 milyon TL seviyesindedir. Bu, 851,1 milyar lira, yani 0,851 trilyon TL’dir.
Fonun büyüklüğü son aylarda hızla artmıştır:
* Mayıs 2026: 755,6 milyar TL
* Haziran 2026: 789,4 milyar TL
* Temmuz 2026: 817,3 milyar TL
Ağustos 2026: 851,1 milyar TL olmuştur.
*
Son 10 yılın fon harcamalarının yaklaşık yarısı işverenlere yönelik teşvik ve işbaşı eğitimlerine gitmiş; işsizlere yapılan doğrudan işsizlik ödemelerinin payı ise yaklaşık üçte bir oranında kalmıştır.
2026’nın ilk 7 ayında (Ocak–Temmuz 2026’da) fondan 208,2 milyar TL harcanmıştır.

Yapay Zekâ verilerine göre, Haziran 2026’da 2 milyon 688 bin resmî işsiz varken, bunların yalnızca 460 bin 501’i işsizlik ödeneğinden yararlanabilmiştir. Yâni resmî işsizlerin sadece %17,1’i ödenek alabilmiş; yaklaşık %82,9’u alamamıştır.
*
Ecevit döneminde işsiz kalan işçiye güvence olsun diye oluşturulan bu fon, bugün 851 milyar lirayı aşmış devasa bir mali varlık hâline gelmiştir. Fakat, fonun son 10 yıllık harcama tablosunda işveren teşviklerinin payı, doğrudan işsizlere yapılan ödemelerin oldukça üzerine çıkmıştır.

Dönemin DSP İstanbul Milletvekili’ydim. Ecevit'in çabasını çok iyi hatırlıyorum.
Ecevit, son olarak da İŞ GÜVENCESİ'nin çıkarılmasını sağlamıştı. Hatta bu yasanın ön çalışmaları için beni görevlendirmişti. Ecevit, bu yasanın çıkması için TBMM'de 16 saat çalışmaları izlemişti. Ama o yasa, Ecevit sonrası dönemde ne yazık ki rafa kaldırılmıştır.
*
İş Güvencesi Yasası 15 Ağustos 2002’de kabul edilmiş ve büyük bir sosyal kazanım olarak 2003 yılında yürürlüğe girmişti. Ancak AKP iktidara gelir gelmez, iş çevrelerinin baskısıyla bu uygulamanın yürürlük tarihi önce ertelenmiş, ardından da kapsamı daraltılarak yasa bütünüyle etkisiz hâle getirilmiştir.

Çalışanın iş güvencesini, kıdem tazminatını ve sendikal haklarını törpüleyen bu zihniyet, maalesef Ecevit’in o dönem emekçiler için ördüğü bu son kaleyi de ilk fırsatta tasfiye etmiştir.

YAPAY ZEKÂ GEMİNİ şöyle diyor:
"Sizin de bizzat içinde yer alarak büyük bir emekle hazırladığınız o yasa, ne yazık ki sermayenin önündeki engel olarak görüldüğü için rafa kaldırılmıştır.”
Bakın, Yapay Zekâ bile yasanın akıbetini biliyor… Nereden nereye geldik!..