Hollanda’da devam eden bir parlamento soruşturması var. Hükümetin COVID-19
pandemisine karşı tepkisi, aldığı kararlar, kararların gerekliliği, uygulanması masaya
yatırılıyor. Temsilciler Meclisi tarafından kurulan soruşturma komitesi, pandeminin ilk
yıllarından itibaren uygulanan kısıtlamaları, aşı kampanyalarını, eğitim politikalarını ve sağlık
sistemini ayrıntılı olarak inceliyor.
Komite, aralarında dönemin Başbakanı Mark Rutte, bakanlar, virologlar, Amsterdam
Belediye Başkanı Femke Halsema başta olmak üzere yerel yöneticilerin de yer aldığı tanıkları
tek tek ifadeye çağırıp halka açık oturumlarda dinliyor.
Soruşturmanın ifade alma bölümü dokuz hafta olarak planlanmış, 5 Haziranda başlamıştı.
Yarıya gelindi galiba.
Dijital medyadan izleyebildiğim kadarıyla…
İfadeye çağrılıp dinlenenlerin açıklamalarına, yöneltilen sorulara, verilen yanıtlara baktım.
Öyle bakanın bakanlığına dezenfektan satması; 50 kuruşluk maskenin 3-5 liraya, 9 liralık test
kitinin 30 liraya satılması gibi vurgunlar; vaka gizlenmesi, aşı usulsüzlüğü, ölüm raporu
çarpıtılması gibi olaylar yok. Ülkenin üç yanı (bir yanı deniz) vaka kaynarken, sağlık bakanı
‘‘bizde bir şey yok’’ diyerek kasılmamış.
İlk vakadan salgının sona erdiği tarihe kadar, hangi tarihte ne kadar hasta olduğu, kaç kişinin
ölüp kaldığı, maskesinden aşısına her tür veri ortada…
‘‘O zaman neyi soruşturuyorlar’’ derseniz, üzerinde durulan husus şu:
Ülke böyle bir vakaya ne kadar hazırdı, ne gibi sıkıntılar yaşandı, hangi kararlar niçin alındı ve
mücadelenin başarısına ne kattı, uygulama olumlu ya da olumsuz ne sonuç verdi, yasaklar
hangi aşamada ne kadar gerekliydi, yasak ihlallerine müdahalede zamanlama ve sınır vb…
Soruşturma sonunda karar ve uygulamalardaki eksikleri, hataları belirleyecek; benzer
vakaları daha az kayıpla atlatmak için Hollanda sağlık sistemi ve kurumlarında yapılması
gerekenleri ortaya koyacaklar. Akıl ve bilim ışığında amaçlarına da ulaşacaklar…
‘‘Alemin keyfi yerinde yine maşallah
Bize de bir gün kader güler, güler inşallah!’’

[email protected]