İstanbul’da CHP ilçe kongreleri büyük oranda tamanlandı. Bundan sonra CHP İstanbul İl Kongresi ve 37. Kurultaya dönük yorumlar ve haberler medyada ön sıralara çıkmaya başlayacaktır.

 CHP’de son bir kaç kurultay; ulusalcılar diye tanımlanan grupla; 10 Aralıkçılar denilen grup arasında bir bilek güreşine sahne oluyor. Son seçimde de ; ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diyen ulusalcı grupla ‘Mustafa Kemal’in yoldaşlarıyız’ diyen 10 Aralıkçılar kapışmış, ulusalcılar seçimi kıl payı kaybetmişti. Ulusalcılar ve 10 Aralıkçılar denilince bunların arasındaki farklar nedir, nerede birleşip nerede ayrılıyor buna özetle bir bakmak gerekiyor.

Ulusalcılar ya da 9 Eylülcüler

CHP 9 Eylül 1923’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından ‘Halk Fırkası’ olarak kuruldu. 1924 yılında ‘Cumhuriyet Halk Fırkası’, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını aldı. 1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsendi. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarıldı. Partinin amblemi olan 6 Ok bu ilkeleri simgelemektedir.

Ulusalıcı denilen grup; ulus devleti savunuyor. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında devletin yaptığı; fabrikaların, kurumların satılmasına karşılar. Atatürk’ün zamanındaki gibi karma ekonomiyi savunuyor. Atatürk’ün belirlediği altı ilkeden de asla taviz vermiyor. Başkanlık sistemine kökten karşılar.  Parlamenter demokrasiye sonuna kadar bağlılar. Deniz Baykal bu ekibin en bilinen ismiydi. Baykal 1974 yılında Bakanlığı döneminde madenlerin devletleştirilmesini sağlamıştı. Yüzyıllık çınarın gövdesinde bir değişik istemiyor bu insanlar. CHP’nin kuruluş felsefesine sıkı sıkıya bağlılar. Eğer 10 Aralıkçılar gibi bir takvimle adlandırılmak gerekirse ulusalcılara çok rahatlıkla 9 Eylülcüler de denilebilir.

10 Aralıkçılar

10 Aralık Hareketi, 2005’te Burhan Şenatalar’ın başını çektiği akademisyen ve sendikacılar tarafından “liberal sol” siyaset iddiasıyla ortaya çıktı. DİSK’ten Süleyman Çelebi, hukukçu İbrahim Kabaoğlu, Oğuz Kaan Salıcı gibi isimlerden oluşan yapı Kılıçdaroğlu’yla CHP’ye taşındı. Canan Kaftancıoğlu da bu gruptan. Erdoğan Toprak’ın da bu grupta yer aldığı dillendiriliyor.

Bu grubun ulusalcılardan ayrıldığı dikkat çeken noktalar şöyle: CHP’nin Altı Ok’unda yer alan ulusculuk ve devletçilik konusunda esnekler. Ekonomide özelleştirme ve liberalizasyona açıklar. Değişime ve yeniliğe açıklar. Atatürk konusunda, 9 Eylül 1923 CHP'si konusunda saygıda kusur yok. Bu konudaki tutumları ulusalcılardan farklı değil. Ama not ettiğimiz gibi; devletçilik ve ulusalcılık konusunda daha esnekler.

Kongreye doğru gruplar arasında büyük çekişme

Önümüzdeki kurultayda da 9 Eylülcüler ile 10 Aralıkçıların çekişmesi bekleniyor. 10 Aralıkçılar sahneye yine mevcut İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun adaylığıyla çıkacak. En büyük destekçiler; Oğuz Kaan Salıcı ve Erdoğan Toprak. İstanbul’daki bazı belediye belediye başkanları da bunlara destek veriyor.

Ekrem İmamoğlu’nun da bir önceki seçimde olduğu gibi bu grubu destekleyeceği ifade ediliyor.

Kaftancıoğlu’na muhalefet eden gurubun adayının kim olacağı kesin belli değil; yine bir önceki seçimde seçimi kılpayı kaybeden Cemal Canpolat’ın adı ön plana çıkıyor. Canpolat’a CHP’nin genel kuruluş felsefesine bağlı partililer destek veriyor. Yukardaki gruba karşı olan partinin önde gelen tüm isimlerinin de bu ekibe destek vermesi bekleniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ne yapar?

Kemal Kılıçdaroğlu; Genel Başkan olduktan sonra 10 Aralıkçılar’ın önünü açtı diyebiliriz. Ulusalcı olarak bilinen bir çok ismi de biçti. Ama 10 Aralıkçılar’ın önde gelen isimlerinden Süleyman Çelebi de milletvekili değil biliyorsunuz. Ayrıca 10 Aralıkçıların önünü açmış olsa da ; Cumhurbaşkanlığına ulusalcı olarak bilinen Muharrem İnce’yi de aday gösterebildi.

İstanbul kongresi gruplar kadar Genel Başkan Kılıçdaroğlu için de çok önemli bir kongre. Üstelik kongre ve CHP’deki gelişmeleri ittifak içinde olduğu partiler de yakından izliyor. Kılıçdaroğlu adına kesin bir şey söylemek zor tabi. Kanaatleri hangi yönde olacak, kimi destekleyecek bilmiyoruz. Genel Başkanın temel hedefi gruplardan ziyade partinin birlik beraberlik içinde iktidara yürümesidir. Kongre tavrının da bu hedef doğrultusunda olmasını beklemek gerekir.

Ayrıca 10 Aralıkçıların savunduğu; özelliştirme ve liberalizasyon politikalarının da Türkiye ekonomisini nereye getirdiği ortada.

Ekrem İmamoğlu ne yapar?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Dr. Canan Kaftancıoğlu ile seçimi birlikte yönetmiş bir isim. Şimdi de kimilerine göre Dr. Canan Kaftancıoğlu’nu destekliyor, ya da destekleyecek. Nitekim İmamoğlu’nun arkadaşı olan Beylikdüzü İlçe Başkanı Taşkın Özer ve tüm delegeler de her yorumcu tarafından Kaftancıoğlu’nu destekleyenler hanesine yazılıyor. Sonra biliyorsunuz Canan Kaftancıoğlu’nun eşi Ali Naki Kaftancıoğlu bir akşam yemeğinde; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu ile bir araya gelmişti. İmamoğlu da yemeğin fotoğrafını ‘Ailecek bir aradayız’ cümlesiyle paylaşmıştı. Doğal olarak bu argümanlar üst üste konulduğunda İmamoğlu’nun Kaftancıoğlu’nu desteklemesi bekleniyor.

Ama burası Türkiye. Parti CHP . Arena siyaset arenası. Yani 24 saatte köprülerin altından çok suların akabildiği bir arena. Niye bunları not ediyoruz. İmamoğlu’nun başarısının arkasında sadece CHP yok. İyi Partilisi var, HDP’lisi var. Bunların dışında mevcut ikdidardan umudu kesmiş kimi kesimler var. Solcular var. Bir çok paydaş var. İmamoğlu bir televizyon programında ‘Kahramanın Yolculuğu’ kitabıyla ilgili bir soruya çok dikkat çekici, altı çizilecek bir yanıt verdi. ‘İstanbul’da 16 milyon kahraman var”. Çok mantıklı, tutarlı, herkesi kucaklayan, İBB Başkanına yakışır bir yanıttı bu. Şimdi İstanbul seçiminde alacağı tavır da İBB Başkanına yakışır tavır olacaktır diye düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.