İstanbul’un Zeytinburnu ilçesi, Türkiye’de gecekondulaşmanın ilk başladığı yerdir. Üniversite
ikinci sınıfta rahmetli Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil’in verdiği Türkiye Sosyolojisi dersinde
konumuz olmuştu, gecekondulaşma; plansız-çarpık yapılaşma, yıkılıp yeniden yapılmalardaki
malzeme ve emek israfıyla.
Zeytinburnu daha ilçe olmadan, 1940’ın ortalarında Kazlı çeşme semtinde ilk gecekondular
yapılmaya başlanır. Kısa zamanda bugünkü ilçe sınırlarının büyük kesimine yayılır. 1957’de
Zeytinburnu ilçe olur. İlçe genelindeki gecekondular yedi kez yıkılıp yapılır.
1980’lere kadar tamamen gecekondulardan oluşan bir yerleşim birimiydi. O tarihten sonra
kontrolsüz, hızlı, çürük bir apartmanlaşma başladı. Gecekonduların yerinde üç beş katlı,
pencereden pencereye çay uzatılabilecek yakınlıkta binalar yükseldi.
1999 depremi dönüm noktası oldu, o tarihten sonra kentsel dönüşümle gündeme oturdu.
Arkasından boş alanlarda en düşüğü 8-10-14 katlı, devasa bloklar yapıldı. 2010’da sahilde,
imara aykırı olarak yapılan 37, 32 ve 27 katlı Onaltı Dokuz kuleleri, yeni furyanın üzerine
dikilen tüy oldu.
Şimdi Zeytinburnu, dört tarafından devasa bloklu sitelerle kuşatılmış durumda. En düşüğü,
doğusunda yapılan, surlara 200-300 metre mesafedeki bloklardır ki, 9 katlı.
Zurnanın zırt dediği yer de burası.
Dört yanı (doğu, batı, güney, kuzey), en düşüğü 9 katlı bloklardan kurulu sitelerle kuşatılmış
olan Zeytinburnu’nun orta alanında, kentsel dönüşümde 5 kata izin veriliyor.
Arazinin çevresi sağlam, ortası çürük olabilir mi? Olamaz; Zeytinburnu göl yatağı değil,
tümsek, tepecik. Çürük olsa doğusu, batısı, güneyi tehlikeli olabilir; çünkü iki tarafı dere
yatağı, güneyi deniz kıyısı.
Zeytinburnu, 1999’dan beri AKP’li başkanlar tarafından yönetiliyor. Durun, hemen AKP
2002’de kuruldu demeyin. 1999’da Fazilet Partisi’nden başkan seçilen Murat Aydın, AKP
kurulunca o partiye ilk geçenlerden. Üstelik 2019’a kadar (20 yıl) başkanlık yaptı. Murat
Aydın’ın yerine gelen Ömer Arısoy da AKP’den ve iki dönemdir başkan.
Zeytinburnu dersen, 1999 depreminde en çok zarar gören ilçelerden.
Kentsel dönüşüm ve depreme dayanıklı yenilenme konusunda sürekli umutlar dağıtıldı,
vaatler hep havada kaldı.
Belediye öncülüğünde, büyük ölçekli, ada bazlı dönüşüm nedense sağlanmıyor-
sağlanamıyor. Çepeçevre gökdelenlerle kuşatılan ilçenin ortasında, her yönüyle bir güdük
dönüşüm hüküm sürüyor.
37 katlı Dokuz Onaltı’nın kaçak katları sorulduğunda, dönemin başbakanı, binanın
müteahhidine küstüğünü söylemişti.
Hiç kimse başbakan küstüren, şehirciliğe ve tarihi dokuya aykırı bir yapılaşma peşinde
koşmuyor. Ama hepsi birer rant anıtı olan 8-10-15 katlı binaların dibinde, ensesine vurulup
lokması alınan cüce gibi kalmak da istemiyor.
[email protected]