Binyamin Netahyahu'ya tutuklama kararı veren Uluslararası Ceza Mahkemesi, bu kararının uygulanamaması nedeniyle büyük yara alırken, ABD'nin Venezuela devlet başkanını ülkesinde tutuklayıp alıp götürmesi ile de BM resmen çökmüştür.Uluslararası Hukuk ve BM artık tartışmalı bir durumdadır. İnsanlık adına vahim bir sonuçtur.
*

ABD'nin 5. Cumhurbaşakanı Monreo, 2 Aralık 1823'te katıldığı bir toplantıda, ABD dışından gelen tekstil ürünlerinin ABD'li tekstil işletmecilerine zarar verdiği şikayetleri üzerine 'Amerika amerikalılarındır' diyerek masaya vurmuş ve dışardan gelen ürünlere kota uygulamasını başlatmıştır.
'Amerika amerikalılarındır' sözü ile kast ettiği ABD'dir tabiki. Ama Amerikalılar diye tarihte bir millet yoktur. Amerika coğrafi bir kıtanın adıdır.
ABD, etnisite ve inanç açısından oldukça karışık bir ülkedir. Ancak bunlar devlet uygulamasının asla önüne geçmez. Devlet ABD'nin bir bütün olarak çıkarlarını; tüm etnisite ve inançlardan üstün tutar ve öyle de davranır.
ABD bu tutumunu yurt dışında ise aynen sürdürmez. Özellikle son yıllarda Ortadoğu'da tanık olduğumuz gibi etnisite ve inaçlar üzerinden ulus devletlerin bölünmesine çalışıyor.
*
Bölgemiz ve ülkemizin çevresi 2025'i kavgalar-çatışmalar ortamında bitirirken, 2026 ise hiç te iyi başlamadı. İran gibi bir ülkedeki karışıklıklar, bir türlü huzuru bulamayan ve bulamayacağı da belli olan Suriye'de de sürüp gidiyor. Ukrayna'da henüz huzuru bulmadı. Gazze yanmaya devam ediyor.
Tüm bunlar olurken, ABD Venezuela'ya bir operasyon yapıp devlet başkanı Maduro'yu ve eşini gözaltına alıyor. Ne BM kuralı işliyer, ne uluslararası hukuk. Gücü yeten gücü yetene.
*
Bölgemiz sıkıntılı bir süreçte. Yarın ne olacağını kestirmek mümkün değil ama bazı öngörülerde de bulunuacak veriler önümüzde duruyor. İran olayı önemli. İran binlerce yıllır tarihinde yabancı orduların istilasına sadece birkaç defa uğramış. Büyük İskender Hindistan'a geçerken İran üzerinden geçmişti. Bir de Arapların Ortaasya'ya giderek Türkleri katlettiği sefer. Başka örnekler hatırlanmıyor. İran'la bir çok ülke çatışmaya girse de İran'ın fiili işgali pek olmamış. Bu nedenle İran'ın işgali çok zor. Ama kürtler ve azeriler ülke içinde ne yapar, ya da ne yapabilirler çok net bir şey söylemek mümkün değil.
Suriye ise dört parçaya bölünecek gibi gözüküyor. Suriye'nin mevcut Ahmet El Şara iktidarı ile bütünlüğünü sürdürmesi pek te kolay gözükmüyor. SDG'yi silahlandıran ABD ve destekleyen İsrail onların silahlarını da bırakmasını kesinlikle istemeyecek, istemediği de ortada. Şara güçlerinin; Alevilere ve dürzilere yönelik saldırıları ise özerklik taleplerini yüksetmeye başladı. Kimse Şara'ya güvenmiyor. Güvenmemekte haklılarda. Tüm hayatı teröristlikle geçmiş birisinden bir günde hukuka saygılı bir devlet adamı çıkarmak mümkün değildir.
*
Sevgili okurlar son 40 yılda dünya'da önemli gelişmeler yaşanıyor. Birikiyor, birikiyor ve gaz boşalması gibi aniden ülkeler paramparça oluyor.
9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı yıkıldı. Doğu Almanya devleti Batı Almanya ile birleşti. Doğu Almanya tarih sahnesinden silindi.
1991 yılında Yugoslavya'nın dağılma süreci başladı. Kısa sürede ülke; Hırvatistan, Sırbıstan, Slovenya, Karadağ, Bosna Hersek ve Makedonda olmak üzere 6'ya bölündü.
25 Aralık 1991 günü Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) liderliğinden istifa etti. Bir gün sonra ülkenin parlamentosu, 15 devletin bağımsızlığını tanıdı ve Sovyetler Birliği resmen çöktü. Bir günde 15 devlet ortaya çıktı.
1 Ocak 1993'te Çekoslovakya'ya ikiye bölündü.
Dört yılda Avrupa'da neler neler olmuş!
Orta Doğu Coğrafyası 2026'nın başında sanki aynı karın ağrıları çekiyor. Suriye'de ağrı şiddetli. İran'da da başladı gibi. Son Venezuela operasyonunun İran muhalefetini biraz zorlayacağını düşünebiliriz.
Ne diyelim.
Bela; başta ülkemizden, sonra da tüm insanlıktan uzak dursun. Dünya'da barış olsun, insanlar huzur içinde olsun istiyoruz. Kimsenin burnunun kanamadığı bir dünya özlemimiz hiç bitmedi. Bitmeyecekte.