Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa

Güze direnen hanımeli sarı beyaz çiçeğe durur

Yaygaracı martılar, ağlak kediler susar

Narin dallarında saygılı bir eda

Ayva ağacının.

*

Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa

Bahçe köşesinde terk edilmiş mangal

Rakı esriği bir uyuşukluk içinde

Hapsetmiş yaz kahkahalarını saydam örtüsüyle

Patlıcan kızartmalı anason kokularına.

*

Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa

İlkyaza çıkar mıyım kaygısından azade bunca şey.

Önümüz karakış oysa

"Yoksullar için acımasız bir mevsim";

Okuma kitabımızdaki ruh üşüten betimlemesiyle.

*

Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa

Zulmünün tutsağıysa gem'i azıya almış azgın;

Hırsızlar, tecavüzcüler, yurdu satma peşindekiler birkaç pula

Tanrı'nın kulunu kul eden beyler, şeyhler kula

Bilmezler ki yine yazar, onurun şiirini Ata'mın çocukları.