CHP'nin İstanbul'un 39 ilçesine yapılan "Gerçekleri Öğrenmeye hakkımız' çalışması kapsamında Silivri'de de basın açıklaması yapıldı. Başkan Doruk Bulut'un okuduğu açıklamada; “Bu karanlık bitecek, bu düzen değişecek” sözleriyle verildi.
Açıklamada, ekmek ve özgürlük mücadelesinin birbirinden ayrılamayacağı ifade edilerek, “Herkes için ekmek, herkes için özgürlük” vurgusu yapıldı.


CHP Silivri'nin konuyla ilgili açıklaması şöyle:


Zeyrek anıldı

Açıklamada, normal koşullarda saha çalışmasının geçtiğimiz hafta, 15 Aralık Pazartesi günü başlatılmasının planlandığı ancak Manisa'dan gelen acı haber nedeniyle sürecin ertelendiği belirtildi. Bulut, Manisa'nın ilk kadın belediye başkanı ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatının derin bir üzüntü yarattığını belirterek, Durbayile birlikteFerdi Zeyrek'i de özlemle andıklarını söyledi.Açıklamanın bu bölümünde Bulut, “Manisa'mızın, Türkiye'mizin başı sağ olsun” ifadelerini kullanarak taziye mesajını paylaştı.

CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, başlatılan saha çalışmasıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve CHP'li ilçe belediyelerine yönelik operasyonların gerçek amaçlarının kamuoyuna anlatılacağını söyledi. Bulut, iddianamelerde kanıt yerine nelerin yer aldığının yurttaşlarla paylaşılacağını ifade etti.

Aynı saha çalışması kapsamında, Türkiye'yi içinde bulunduğu çoklu kriz ortamından çıkarmak amacıyla hazırlanan CHP'nin yeni parti programının da yurttaşlara anlatılacağı belirtildi.“Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var” temasıyla yürütülecek çalışma çerçevesinde; siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sendikalar ve muhtarların ziyaret edileceği kaydedildi. Meydanlar, pazar yerleri, metro ve metrobüs duraklarında kurulacak stantlarla yurttaşlarla birebir temas sağlanacağı, hane ziyaretleri ve gençlik buluşmalarıyla İstanbul'un tamamında gerçeklerin dile getirileceği ifade edildi.
Bulut, CHP örgütünün sokakta, çarşıda–pazarda, evlerde ve iş yerlerinde; gençler, kadınlar, emekçiler ve emeklilerle omuz omuza sahada olacağını vurguladı.

Gerçekleri perdeleyen anlayış
Açıklamada, iktidarın adaleti zedeleyerek, halka yalan söyleyerek ve gerçekleri perdeleyerek işsizliği, yoksulluğu ve hayat pahalılığını büyüttüğünün ortaya konulacağı ifade edildi. Ekonomik krizin sorumluluğunu yandaş medya ve algı operasyonlarıyla gizlemeye çalışan anlayışa karşı mücadele edileceği kaydedildi.Gazetecilere, öğrencilere ve siyasetçilere yönelik baskı ve sindirme çabalarına geçit verilmeyeceği vurgulanan açıklamada, “Milletimizin gerçekleri bilmeye hakkı var” ifadesi öne çıkarıldı.


Türkiye krizlerle karşı karşıya

Türkiye'nin çoklu krizlerin pençesinde olduğu belirtilerek; demokrasinin kurumsal temellerinin tahrip edildiği, hukukun üstünlüğünün zayıflatıldığı ve adaletin yok edildiği dile getirildi. Hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği, işsizlik ve güvencesizliğin derinleştiği; barınma, eğitim ve sağlık
Açıklamada kadınların dışlandığı, gençlerin göz ardı edildiği, doğa ve çevrenin rant uğruna tahrip edildiği, dış politikadaki istikrarsızlığın ülkeye ağır bedeller ödettiği belirtildi. CHP'nin bu düzeni düzeltmeye değil, kökünden değiştirmeye talip olduğu vurgulandı.
Bulut, yeni parti programıyla somut çözümler temelinde ortak bir gelecek kurmayı hedeflediklerini belirterek, 2025 programıyla güçlü yurttaşlığı, güvenli geleceği ve kazanan Türkiye'yi inşa etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Açıklamada, topluma dört temel başlık altında net taahhütlerde bulunulduğu vurgulandı. Buna göre, demokratik hukuk devletinin yeniden ayağa kaldırılacağı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güvence altına alınacağı ifade edildi. Herkesin eşit yurttaş olduğu, devlete güven duyduğu bir yönetim anlayışının kalıcı hâle getirileceği belirtilirken, kutuplaşmanın sona erdirilerek toplumsal barışın tesis edileceği ve yerel yönetimlerin güçlendirileceği kaydedildi.

Adil olan ekonomi
Üreten, paylaşan ve büyürken adil olan bir ekonomi kurulacağı belirtilen açıklamada; sanayi, tarım ve teknolojinin destekleneceği, emeğin karşılığını aldığı ve gençlerin geleceğe umutla baktığı bir kalkınma yolunun birlikte açılacağı ifade edildi.

Sosyal devletin güçlendirileceği belirtilerek, eğitimden sağlığa, barınmadan sosyal güvenliğe kadar kamusal hizmetlerin herkes için erişilebilir ve nitelikli hâle getirileceği vurgulandı. Kadınların, gençlerin, çocukların ve emeklilerin kendini güvende hissettiği bir toplumsal düzenin hep birlikte kurulacağı kaydedildi.

Dış politikada barış, diyalog ve iş birliğinin esas alınacağı ifade edilirken; Türkiye'yi yalnızlaştıran değil, dünyayla güçlü bağlar kuran bir anlayışın hayata geçirileceği belirtildi. Güvenliğin yalnızca askeri değil, ekonomik ve toplumsal güçle de sağlanacağı, krizlere karşı dirençli bir ülkenin ortak akılla inşa edileceği vurgulandı.

Açıklamada, ekmek ve özgürlük mücadelesinin birbirinden ayrılamayacağı ifade edilerek, “Herkes için ekmek, herkes için özgürlük” vurgusu yapıldı. Bu nedenle “Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var” çağrısının yinelendiği belirtildi.

Siyasetin kalemiyle yazıldığı öne sürülen ve itirafçıların yalanlarına dayandığı ifade edilen iddianamelerle, 15,5 milyon oyla Cumhurbaşkanı adayı olmuş Ekrem İmamoğlu'na, çok sayıda belediye başkanına ve yol arkadaşlarına yönelik kurulan kumpasın yalnızca adaleti yok etmekle kalmadığı, halkı da sefalete sürüklediği vurgulandı.Açıklamada, iddianamelerde kanıt yerine nelerin yer aldığının milletin bilmeye hakkı olduğu vurgulanarak, bu nedenle kamuoyuna gerçeklerin anlatılacağı ifade edildi.

İddianamelere göre Ekrem İmamoğlu'nun suçunun; iktidar partisine karşı dört kez seçim kazanmak, Cumhurbaşkanı adayı olmak ve parti içi seçimlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i desteklemek olduğu belirtildi. İddianamelerin asıl hedefinin Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını engellemek ve CHP'yi susturmak olduğu savunuldu.

Somut delil yerine gizli tanık
Açıklamada, iddianamelerde somut deliller yerine gizli tanık ve iftiracı ifadelerinin kullanıldığı belirtilerek, “duydum, olabilir, söylendi” gibi ifadelerin iddianamelerde binlerce kez yer aldığı ifade edildi.

Avukat Mehmet Pehlivan hakkında “müvekkilinin lehine savunma yaptı” gerekçesiyle işlem yapıldığı belirtilerek, savunma hakkının kriminalize edildiği öne sürüldü.

“Para dolu bavullar” olarak servis edilen görüntülerde jammer bulunduğunun iddianamede kabul edildiği ifade edilirken, “560 milyar yolsuzluk” iddiasına karşın iddianamede 160 milyar rakamının yer aldığı, aradaki 400 milyarlık farkın ortada olmadığı dile getirildi. Kreş bağışlarının suç sayıldığı, aynı ifadelerin farklı kişiler tarafından noktasına virgülüne kadar tekrar edildiği belirtildi.
“Parkelerin altında 2 milyon dolar çıktı” şeklindeki haberlerin ise iddianamede yer almadığı ifade edildi.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın dosyasında “aşevi yardımı”nın suç olarak yer aldığı belirtilerek, bu durumun kabul edilemez olduğu vurgulandı.


Adalet olmadan demokrasi olmaz
Açıklamada, adalet olmadan demokrasinin, demokrasi olmadan refahın, refah olmadan da barışın mümkün olmadığı ifade edildi. İddianamelerin siyasi sebeplerle geciktirildiği, duruşmaların ileri tarihlere bırakıldığı ve uzun tutukluluk süreleriyle yargılama yapılmadan cezalandırma yoluna gidildiği savunuldu.


Tutuksuz yargılama çağrısı
Avcılar, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Şile ve Şişli belediyelerine ilişkin iddianamelerin derhal yazılması gerektiği belirtilirken; yargılamaların tutuksuz yapılması, tüm duruşmaların TRT'den canlı yayınlanması, hâkim sürgünlerine son verilmesi ve tutsak ailelerine yönelik baskıların bitirilmesi çağrısı yapıldı.

Açıklamanın bu bölümünde, İstanbul'un 39 ilçesinden ilan edilerek, ülkenin karanlığa mahkûm olmadığı, halkın umutsuzluğa teslim olmayacağı vurgulandı. CHP'nin adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin tarafında olduğu belirtilirken, haklı olanın mutlaka kazanacağı ifade edildi. Açıklama, “Bu yürüyüş durmayacak” sözleriyle tamamlandı.
Açıklamada, yürütülen mücadelenin yarım kalmayacağı vurgulanarak, bu ülkenin, bu halkın ve demokrasinin mutlaka kazanacağı ifade edildi.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerçeği söylemekten vazgeçmeyeceklerini belirten Bulut, halkın iradesini savunmaktan geri durmayacaklarını ve umudu büyütmeye devam edeceklerini dile getirdi.

'Bu karanlık bitecek'
Açıklamanın son bölümünde, “Bu karanlık bitecek, bu düzen değişecek, Türkiye mutlaka kazanacak” sözleriyle kararlılık ve mücadele mesajı bir kez daha yinelendi.