İktidarın molaya Türkiye'nin toparlanmaya ihtiyacı var
Yeni Parti-CHP ayrışmasında ideloji değil kişilerin var olduğunu söyleyen Esenyurt Belediyesi Kurucu Belediye Başkanı Dr.Gürbüz Çapan, 'Memleketin boş vaatlere değil, kıblesini bilime ve üretime dönmüş anlaşıya; ülkeyi 25 yıla yakın yöneten iktidarın molaya Türkiye'nin de toparlanmaya ihtiyacı olduğunu" belirtti
Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan, Manşet Haber ekranlarında gazeteci Buket Saymaz’ın sorularını yanıtladı.
Dr.Gürbüz Çapan, Yeni Parti- CHP ayrışmasında durumu değerlendirirken, ayrışmanın olabileceğini ancak birbirlerine karşı kullanılan sözlerin, jargonun hiç hoş olmadını belirtti. Halkın bunları bir araya getireceğini söyleyen Çapan, " İnsanların birbirlerine bakarken yüzleri kızarmamalı' dedi.
Çapan şöyle konuştu.
"Birbirlerine karşı kullandıkları sözler- jargon hiç hoş değil. Ayrışırsın da yüzyüze bakamayacak duruma gelmemek lazım. Birbirlerine baktıklarında yüzleri kızarmamalı. Eninde sonunda bir araya gelirler. Bu kulvarın seçmeni bir araya getirir bunları. Daha önce de oldu ayrışmalar. CHP-SHP ayrışması oldu. Halkçı parti ayrışması oldu. Sonra bir araya gelindi."
Parti içi renklilik yok oldu
"89'da partiye girdiğimde Abdullah Baştürk vardı. Sendikacılar vardı. Fehmi Işıklar vardı. Sol kanat vardı. Ertuğrul Günay, Ahmet Türklerin olduğu grup vardı. Baykalcılar vardı. Önder Sav, Erol Çevikçe. Bir de Erdal bey in yakın çevresi vardı. Eğitimli insanlar vardı. Erdal bey'in takımı iyiydi. Önseçim yapıldı. Vekiller seçilip geldiler. Sonra bir ara oldu. Önseçim olmadı. Ama Erdal bey kimseyi dışlamadı. Herkesi yazdı. CHP Türkiye'nin partisidir. Ben Erdal bey'e muhaliftim mesela . Beni partiden atmadı. Şimdi muhalif olunca atıyorlar, ya da hiç biryere yazmıyorlar. Erdal bey partiden ayrıldı. Ayrılınca gelişmeler sonrasında Baykal partiyi ele geçirdi. Sonra hepimizi kaldırıp attı partiden.
"İmamoğlu ya da özel dokrini" diye kitap yazar heralde
Biz Erdal bey zamanında yüzde 25-30 arası oy alıyorduk. Baykal zamanında yüzde 10-20 arasında dolanıp durdu parti.
Çünkü Deniz bey halkın derdiyle dertlenmedi. Sorunların çözümüne ilişkin çözüm yoktu. Baykal partiyi aşağı çekti. İnsan kültürü, zenginliği açısından aşağı çekti. Partinin kıblegehi halk olması lazımken, kıblegahı lider oldu.
Şu anda bir idelojik tartışma yok. Kişi tartışması var. "Kemal bey Doktrini" diye kitap yazmışlar. Bunu yazanı Yeni Parti'de genel sekreter yapmışlar. Sanki Karl Marks, Engels. Şimdi de "İmamoğlu doktrini", "Özel doktrini" diye kitap yazar heralde.
Yeni Parti yeni olacaksa, kıblesini üniversiteye- uzmanlara dönmeli. Ziraate, sanayiye ilişkin yeni şeyler söylenmeli.
Başkanlar tutuksuz yargılanmalı
Başkanların tutuklu yargılanmasını da olumsuz bulan Çapan, "Belediye başkanları yargılanabilir. İyi de tutuksuz da yargılayabilirsin. Bu tutuklama doğru yöntem değil. "dedi.
CHP ve Yeni Partililer akıllarını başına toplamalı
Çapan, CHP'de kalanlarında Yeni Parti'ye katılanların da ve destekçilerin de aklını başına toplamasını isteyerekşöyle devam etti. " Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Kemal beyin dizdiği zincir kopuyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Uzmanlara yönelmemiz lazım. Özgür bey'in bir örneği var. Kıbleni akademiye dönmek lazım. Tarıma dönmek lazım. Bu potansiyeli hiçbirinde görmüyorum.
Madem iktidar istiyorsun, Türkiye'nin her rengini katman gerekir. Türkiye'de herşey, herkes sıkıntıda. Bunların bir molaya, Türkiye'nin de toparlanmaya ihtiyaç var. Türkiye'de akla kara birbirine karışmış durumda. Kamplaştırmaya devam ediyorlar.
Özel kamplaşmanın dışında kaldı
Dr. Gürbüz Çapan sözlerini Özgür Özel'e ilişkin bir değerlendirme ile tamamladı. "Özgür de olan iyi kısımı şu. O kamplaşmanın dışında kaldı. Alevi değil, kürt değil, 20-25 yıldır dövülen cemaatten değil. Hem alevi, hem kürt ile hemhal olup yeni büyük bir koalisyon kurması lazım. Türkiyenin toptan dönüşmeye ihtiyacı var. Yüzünü üretime dönersen sorun çözülür. Problemi bilen çözüm bulan adama ihtiyacımız var."




