Bir Nazım Hikmet geçti, aldırmazlıkla düşmanlığın merkezine dönüştürülmek istenen şu gücü tükenmiş dünyadan!
Soranla susanın bir olmadığını anladı onu okuyanlar…duranla koşanın, düşünenle dizçökenin derin farkını gördü nefes nefese yaşadığı ömrüne eğilip de bakanlar. Her şeyi varlığından yarattı…her şeyi vicdanından, namusundan yaşam sevincinden tırnaklarıyla kazıdı…her şeyi ömründen yazdı ve öyle ayrıldı aramızdan. Nasıl büyük bir adamdı ki, kendisini hapseden, zulmeden ve doğduğuna pişman etmek isteyenlerin torunlarına bile bugün iyiki doğdun Nazım diye yazdırıyor. Bütün bunları hayattayken göremedi ama olsun. Gözleri kadar mavi gökyüzünden, tül gibi bulutları aralayıp memleketine gülerek baktığını biliyoruz biz…
Öyle gurur verici bir histir onu sevenler için bilemezsiniz. Bütün dünya Nazım adı geçince yurdumu hatırlıyor artık. İyi ki doğdun, iyiki bizim şairimizsin gökgözlü büyük usta. Şükranla,sevgiyle..
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun…
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik…
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta…
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
Yürüyelim…