banner128

Türkiye'nin yarısı uykusuz, yüzde 39'u 'gergin'

BAREM’in global ortağı WIN Grubu ile birlikte 35 ülkede gerçekleştirdiği Sağlık Araştırması, pandeminin yol açtığı tüm olumsuzluklara rağmen dünyada beş kişiden dördünün kendini sağlıklı hissettiğini ortaya koyuyor.

Bianet'in aktardoğına göre; Dünya ortalamasına göre nüfusun yüzde 79’unun sağlıklı hissettiği araştırmada, Türkiye’de kendini sağlıklı hisseden insanların oranı yüzde 78. Araştırmaya göre, dünyada üç kişiden ikisi kaliteli uykunun keyfini çıkarırken, Türkiye’nin yarısı uykusuz. Dünya nüfusunun yüzde 31’i stres altında olduğunu söylerken, Türkiye’de gergin olanların oranı yüzde 39.

Dünyada beş kişiden dördü kendini sağlıklı hissediyor

Önceki iki yılın ölçümlerinde kendini sağlıklı hissedenlerin oranı yüzde 77 iken, pandemiye rağmen bu oran yüzde 79’a yükseldi.

Nedeni ise pandemi sürecinde muhtemelen insanların günlük hayatlarında basit alışkanlık değişiklikleriyle kendilerine daha iyi bakmaya başlamış olması. Global olarak erkekler kendilerini kadınlardan daha sağlıklı görme eğilimindeler. 25-35 yaş kendini en sağlıklı hisseden grup iken, yaş arttıkça sağlık algısı aşama aşama azalıyor.

Türkiye’nin yüzde 78’i “sağlıklıyım” diyor

Türkiye’de kendini sağlıklı hissedenlerin oranı yüzde 78. Yüzde 84 oranla en fazla erkekler kendini sağlıklı hissediyor. Sağlıklı hisseden kadınların oranı ise yüzde 73. Yaş arttıkça kendini sağlıklı görme eğilimi azalıyor; 18-34 yaş grubundaki gençlerde yüzde 88 olan oran, 35 yaş ve üzerinde yüzde 73’e iniyor.

En az eğitimli grupta yüzde 67 olan oran, eğitim arttıkça yükselerek lise mezunlarında yüzde 82’ye, üniversite ve üzeri eğitimli kişilerde yüzde 92’ye çıkıyor. Türkiye’de sağlık algısı en düşük grup, dünya genelinden farklı olarak ev kadınları (yüzde 61). Ev kadınlarını işsizler (yüzde 74) ve emekliler (yüzde 77) takip ediyor.

Dünyada 3 kişiden 2’si iyi uyuyor

Görüşülen kişilerin üç kişiden ikisi (yüzde 64) iyi uyuduğunu ifade ediyor. Bu oran geçen yıla göre 3 puan daha yüksek. Erkekler, kadınlara oranla daha iyi uyuduklarını belirtirken, 35-45 yaş grubu, muhtemelen iş hayatlarının yoğunluğu nedeniyle diğer yaş gruplarına göre daha az uyuma eğiliminde. Diğer yandan, eğitim ve sosyo ekonomik statü arttıkça iyi uyuma oranı da artıyor. Emekliler, ücretli - maaşlı ve kendi hesabına çalışanlar uykunun keyfini çıkarabiliyorken, en kalitesiz uykuya sahip olanları ev kadınları oluşturuyor.

Türkiye’de ise çok sıklıkla ve sıklıkla iyi uyuduğunu söyleyenlerin oranı geçen yıl yüzde 49 iken bu yıl yüzde 50. Bu durum istatistiksel olarak anlamlı olmayan küçük farklarla tüm demografik gruplar için geçerli.

65 yaş ve üzeri egzersiz yapıyor

Araştırmaya göre, 2020 yılında dünya genelindeki insanların yüzde 39'u düzenli egzersiz yaptı. Küçük de olsa, önceki yıllara göre bir artış söz konusu. Bununla birlikte, çok az egzersiz yapan veya hiç egzersiz yapmayanların oranı hala yüksek (yüzde 31).

Spor alışkanlığı olan insanların, spor salonlarına gitmelerini veya açık havada toplu spor yapmalarını engelleyen güvenlik önlemlerine rağmen ara vermedikleri, evlerinde egzersiz yapmaya devam ettikleri görülüyor. Kadınlar erkeklere göre daha az spor yapıyor, ev kadınları arasında spor yapanların oranı daha da düşüyor.

Araştırmadaki en ilginç bulgu ise en çok egzersiz yapanlar yalnızca gençler (18-34 yaş arası) değil, sağlığına daha fazla dikkat eden 65 yaş ve üstü kişiler de benzer oranda egzersiz yapıyorlar.

Türkiye spor yapmaya üşeniyor

Türkiye’de ise düzenli egzersiz yaptığını söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 21. Bu oran tüm demografik kırılımlarda benzerken yalnızca üniversite ve üzeri eğitimli kişilerde istatistik olarak yüzde 29’a çıkıyor.

Dünyada en gergin olanlar; savunmasız gruplar

Araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 31'i düzenli olarak stres yaşıyor. Yaşanan zorlu şartlara rağmen, bu yılın sonuçları ile önceki yıllar arasındaki fark minimum düzeyde. Genç kadınlar (18-24 yaş arası), düşük gelirli kişiler, öğrenciler, işsizler, ev kadınları ve yarı zamanlı çalışanlar stresten en çok etkilenenler arasında. Bu grupların aynı zamanda dünyadaki en savunmasız nüfusu temsil etmesi nedeniyle bu oran, sosyal savunmasızlık ve stres arasında bir ilişki olduğunu vurguluyor.

Türkiye daha gergin

Türkiye’de insanların yüzde 39’u çok sıklıkla veya sıklıkla stres yaşadığını ifade ediyor. Yüzde 43 oranla kadınlar daha stresli. Dünya genelinde olduğu gibi işsizler (yüzde 49), düşük gelirliler (yüzde 48), öğrenciler (yüzde 47) ve

ev kadınları (yüzde 44) en çok stres altında olan gruplar. Çalışanların stres düzeyi ortalama iken, en düşük oran emeklilerde (%25) ve çalışan emeklilerde (yüzde 29).

Pandemi döneminde sigara tüketimi düştü

Küresel nüfusun yüzde 17’si düzenli olarak sigara kullanıyor. Pandemi döneminde sigara tüketimi global çapta pandemi öncesine göre yalnızca 3 puan düştü. Dünya genelinde erkeklerin çok sıklıkla ve sıklıkla sigara kullanma oranları yüzde 22 iken, kadınlarda bu oran yüzde 12. Sigara kullanımı yaş arttıkça artarken, 65 yaş ve üzeri grupta hızla düşüyor. Eğitim yükseldikçe sigara içenlerin oranı azalıyor.

Türkiye’de ise düzenli sigara kullananların oranı pandemide 7 puan düşmesine rağmen yüzde 30 oranla dünya ortalamasının çok üstünde. Türkiye’de en fazla sigara tüketenler sırasıyla; işsizler (yüzde 44), çalışanlar (yüzde 39) ve erkekler (yüzde 36).

Dünyada çok sıklıkla veya sıklıkla alkol kullananların oranı ise yüzde 15. Sigarada olduğu gibi erkeklerin alkol kullanma oranı (yüzde 20) da kadınlarınkinin (yüzde 11) iki katına yakın. Global olarak yaş, eğitim ve gelir arttıkça alkol kullananların oranı da artıyor. Türkiye’de ise yüzde 5’lik kesim çok sıklıkla veya sıklıkla alkol kullanıyor.

Araştırma Künyesi: Araştırma, 35 ülkede 30.252 kişi ile ülkeleri temsil eden örneklem ve çeşitli veri toplama yöntemleri kullanılarak, Ekim 2020 – Ocak 2021 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Türkiye’de Aralık 2020 - Ocak 2021’de CATI (Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi) ile 1000 kişi ile görüşüldü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.