Silivri eski Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Gazeteciler; Erhan Kızılyar ve Refik Bek tarafından hazırlanan 'Günışığı' programına konuk olarak; İran -İsrail- ABD savaşının Türk ekonomisine etkileri, CHP'deki gelişmeler, Silivri'nin planları ve Silivri'de yerel yönetim çalışmaları bağlamında soruları yanıtladı. 1934 yılındaki Dünya ekonomi krizi sürecinde bir çok ülkede aşırı fiyat yükselişleri ve eflasyon olmasına rağmen Türkiye'de böyle bir olumsuz durumun gelişmediğini hatırlatan Işıklar, 'Çünkü o zaman Türkiye üreten bir ülkeydi. Şeker fabrikaları başta olmak üzere bir alanda üretim tesisleri kurulmuştu. Bugün ise tersine o şeker fabrikalarını sattık. Gübre fabrikasını sattık. Çiftçi nasıl üretim yapacak.Gübre yok. Üretmeyince de sıkıntı yaşamaya başlıyoruz. Oysa şu savaş ortamında Türkiye tam da savaşların ortasında çok önemli fırsatları yakalamış bulunuyor' diye konuştu. CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili olarak iddianamelerin çok uzun süre hazırlanmamasının adeletin gerçekleşmesini geciktirdiğini, geciken adaletin de adalet olmadığın hatırlatan Işıklar, 'Bir de tutuklu yargılamak neden. Neden tutuksuz yargılamıyorsun. Tutukluyorsun sonra beraat ediyor. Bu durumda o insan boşyere tutuklu kalmış oluyor. Kendimizle uğraşmaktan neleri kaçırıyoruz. Öte yandan suç var ise de suç işleyende cezasını çeker. Şimdi bu bağlamda Uşak'taki olay. Çok sıkıntılı."dedi.

Işıklar, siyasetçi olarak bundan sonraki beklentisinin sorulması üzerine, 'İllahi birşey beklentisiyle konuşmuyor çalışmıyoruz. Biz ülkenin bir vatandaşı olarak ülkede yaşanılanlarla ilgili görüşlerimizi açıklıyoruz. Ama doğrusu özellikle Çatalca-Büyükçekmece-Silivri bölgesiyle hizmet vermek, hizmet üretmek, vatandaşların sorunlarına çözüm bulmak amacıyla çalışmalar yapmak isterim. Buna hizmet edecek gerekirse görevde kabul ederim" dedi.
Işıklar'ın bu sözleri, 'Işıklar'ın ufkunda vekillik var' yorumunun yapılmasına neden oldu. Işıklar programda ayrıca, özellikle Tarım Bilgi Platformu, Silivri'nin planları konusunda da değerlendirmeler de yaptı.
Işıklar'ın, Kızılyar ve Bek'in sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle.

Türkiye'nin geleceği için bilimsel çalışma: Tarımsal Bilgi Platformu

PARKIMIZA DOKUNMAYIN!
PARKIMIZA DOKUNMAYIN!
İçeriği Görüntüle

Işıklar'ın, Kızılyar ve Bek'in sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle.
-Sayın Işıklar, siz başkanlık sürecinizde tarım ile yakından ilgileniyordunuz. TÜRAM (Tarımsa Üretim ve Araştırma Merkezi) ve Tarım Lisesi'ni kurdunuz. Başkanlıktan ayrıldıktan sonra da bu yönde çalışmalarınızı da sürdürüyorsunuz. Şimdilerde Tarım Bilgi Platformu adı altında bir çalışma grubunuz var. Bu grubun üyeleri kimlerden oluşuyor.

-33 kişi dolayında insan bu çalışmaya katkı sunuyor. Bunların 31 tanesini Üniversitelerde öğretim görevlisi bilim insanı.Hepsi bilim insanı. Alanları daha çok tarım ve gıda üzerine. Hollanda'dan Almanya'dan var. Her hafta çalışma yapıyoruz. Hazırladğımız raporları CHP'ye, bakanlara gidiyor.
-Bu grup Savaşın Türkiye ekonomisine etkileri konulu bir de rapor hazırladı. Ne gibi bulgulara atıfta bulunuldu, çözüm önerileri var mı neler?
-Savaş her ülkede insanların yaşamlarını etkiliyor. Ekonomileri etkiliyor. Türkiye'nin yanıbaşında olması nedeniyle Türkiye'yi çok daha fazla olumsuz etkiliyor. Ama aynı zamanda fırsatlar da sunuyor. En önemlisi gübre sorunu. Gübre fabrikası kapatıldı. Gübre üretiminde azot önemli. Bu da İran'da. Türkiye gübre alıyor. Nerden gelecek gübre. Ne olacak halimiz. Önlem alamazsak tohum ekilemeyecek. Gübre yok. Çiftçiye gübre desteği yapılamaz duruma geldi. O zaman çiftçi nasıl üretim yapacak. Üretim olmaz ise çarşı da pazarda fiyatlar alabildiğine yükselir. Bu konuda acil önlemler almamız gerekiyor. Gıda enflasyonu ve yoksulluk büyük sorun.Bizim bir aylık enflasyon bazı ülkelerin yıllık enflasyonunun üzerinde. 1934 Dünya ekonomik buhranından dünyanın bir çok ülkesi çok olumsuz etkilendi. Türkiye ise etkilenmedi. Fiyatlar düştü. Çünkü Türkiye üreten ülkeydi. Başta Şeker fabrikaları olmak üzere bir çok alanda üretim yapan tesisler kurulmuştu. Şimdi ise bunlar satıldı. Üretmez isen çok zorluklarla karşılaşırsın. Kimse söz etmiyor ama bir kıtlık bile söz konusu olabilir.
Mazlum devletleri tutmamız lazım. 600 yıllık diyaloğmuz. dindaşımız. aynı soydan geliyoruz. 1071'den öncede burdayız. Bir kaç bomba atılmış. Sonra bakıyorsun İran atmamışız. Bizler burada üretimi artıracağız. Bu bölgenin altı da üstü de zenginlik."

Planların özel firmaya ihalesi yanlış

-Sayın Başkan 2009'dan itibaren bugüne kadar ki plan çalışmaları ile ilgili bilgi alabilirmiyiz?
-Aslında planlar 2007'de yapılmıştı. Usulen bozuldu. Yeteri kadar mühendis çalıştırılmadığı için iptal edildi. Sonra mühendisler alındıaslında plana dokunulmadan 2007geçti. Ben 2009 seçiminin ardından 8 belde aldım. 900 kilometre kare. 35 mahalleye çıktı. 8 belediye vardı. Kapatma kararı alındı. Ben mazbatayı aldım. Belediyeler çalışıyor. Belediyelerin nasıl teslim alınacağına ilişkin yönerge talimat ta yok. Hizmet devam edecek ve siz merkezi planlama yapacaksınız. 8 belediye almışız. 50 yılılk belediye var. Planları var varlıkları var. Kimse fark etmedi.
Göreve yeni başlamışım. Gümüşyaka'dan Kavaklı'dan iki kişi geldi. Ruhsatlar istedi. Bilmiyoruz. Gelin gelecek hafta verelim dedik. O beldelerin birleşmesini sağlamak, bilgiyi bir yerde toplayıp kullanmak.Hizmeti dönüştürüyorsunuz. İnsanlarımız fark etmedi.
Allah rahmet eylesin. Kadir bey 100 binlik planları yapmış. Tarım, turizm, lojistik alanı, sanayii alanı ne kadar bunu biliyoruz. Bazı bölgelerde 5 binlik ve 1000 lik planların yapılması gerekiyor. Bunun sancıları yaşanıyor. Planın hazırlanması saydam şekilde yapılması gerekir.
-Sayın Volkan Yılmaz döneminde planlar özel bir firma tarafından yapılıyor. Sonra İBB'ye gidiyor. Belediye de plan yapılamıyor mu?
-Ben 8 belediye başkanından teslim aldım. Kusur örtmekte gece gibi ol. Başarıyı göstermekte güneş gibi ol. Arkadaşlarımı arıyorum. Bir eksiklik mi var. Abi gelirmisin diyorum.Konuşuyoruz. Aynı planları çektik. Farklı beledelerde farklı planlar yapılmış. Hepsini aynı yapmamız lazım. Topladık arkadaşları. 8 belediye teknik ekibi toplandı. Canla başla çalıştılar. Biz planları kendimiz yaptık. Ortaköy Kavaklı kalmıştı. O bölgede da kısmen yapılmıştı. İhtiyacı görecek kadar alanlar var. 10 sene plan çalışmalarını kendi belediye çalışanlarımızla yaptık.
Çpü ihale ediyorduk. Selami zamanında başlamışız. O zaman 8 milyon çevre temizlik, 8 milyon çöp toplama. Sonra bir kanun çıktı taşeron işçileri belediyeye geldi. Temizlik te en fazla para personel gideri. Belki 12 milyonu personel gideri. Bizden sonraki arkadaş çıktı çöpü kamulaştırdık. 4 milyona topluyorum dedi. Arkadaş çöpü 4 milyona taplamıyorsun.Personeli belediyeye aldın. Personelin parasını belediyeden ödüyorsun. Peki ayrıca çöpü topluyorsun da planları ne yaptık. Planları ihale ettik. Orda yapılan bir yanlış karar verildi. Burada planlar kendi tasarrufuyla yapılmalıydı. Aynı çalışma devam ediyor. Planı İstanbul'daki firma yapıyor. Belediye de askıya çıkıyor. Plan süreci böyle olmaz. Önceden halkın, STK'ların görüşlerini alırsınız. Ne zaman alırsınız özelden destek. Belediye yetersiz kalırsa. Kaldı ki bana göre yeterli. Şimdi askıya çıkınca süreci iyi değerlendirmek gerekiyor.

Kendimizle uğraşmaktan neleri kaçırıyoruz

Özcan Işıklar, programda; belediyelere yönelik operasyonların CHP'yi nasıl etkilediği, CHP'lilerin operasyonu nasıl yorumladığı şeklindeki soruyu özetle şöyle yorumladı.
"Özel bir dönemden geçiyoruz. Dünya nelerle uğraşıyoruz. Biz kendi içeri kapanmış, kendi iç sorunlarımıza dönmüş hapsolmuş durumdayız. Robotik teknoloji, yapaz zeka, quantim teknolji, fizyon teknoloji. Dünya yapay zekayı ana okullarına indirmiş. Kodlamayı, Quantum teknelojisini. Üretimin katlanarak yükzseceği bir dönemi ıskalıyoruz. İçe dönük kafamızı kuma söktüğümüzde, Kendimizle uğraştığımızda neleri kaçırdığımızı vurgulamak istiyorum. Matbaayı da böyle kaçırdık. Sanayileşmeyi de böyle kaçırdık. Buharlı makinayı da böyle kaçırdık. Bilişim teknolojilerini de kaçırdık. Bir çok şehre üniversite açarak değerini düşürdük.
Operasyonlara, eylemlere baktığımızda öncelikle şunu belirteyim. Suçu olanı kimsenin savunacak hali yok. Ben belediye başkanı olduğumuzda görevi alırken bakanlığa yazdım. Gelin beni denetleyin ne aldığımızı tesbit edin. Sonra sürekli müfettiş geldi. Her yıl sürekli denetlendi. Bir oda ayırdık onlara. Kötü mü oldu. Hayır bakın şimdi çok şükür yanlış birşey yapmadık.Yaptığımız bütün işler de denetimden geçti.
Bu tutukluğu olanların duruşmalarını izliyoruz. İçinde birşey çıkmıyor. Çok elle tutulur bir şey çıkmıyor. Duydum, gördüm, işittim. Olmuyor. Bu yönde suçlamalar başka bir amaca başka bir yere tahvil ediliyor. Toplumu baskıcı bir hale getirirseniz sonuçlar olumsuz oluyor.
1 oyla seçim kazanıldığını biliyorum. Sinop belediye başkanlığı 1 oyla kazanılmıştı. Seçim yenilenmese süreç buralara gelmezdi. İktidar; belediyeleri baskı altına alarak, CHP'lileri itibarsızlaştırarak, iş yapamaz hale getirerek bir sonuca ulaşmak istiyorsanız olmuyor. Örnek Ekrem bey'in seçimi. 8 bin oyla kazanılan seçimi iptal ettiniz fark çıktı 800 bine. Türkriye gündeminde birşeyleri örtbasz etmek için mi yapılıyor? Bazı arkadaşlarımızı yakınen tanıyorum. Ekrem bey ile 10 sene çalıştım. Hasan bey 35 yıllık başkan iddianemesi yok hala. Bir de tutuklu yargılamak nedir? Onu anlamıyorum. Yurt dışına çıkma yasağı koyarsın, yargılarsın. Savcılık sadece sizle ilgili olumsuz şeyleri araştırmakla yükümlü değil aynı zamanda olumlu şeyleri de araştırnmakla yükümlüdür. Bakıyorsunuz ortada ciddi delil yok.

Özkan Yalım'a tepki

Suç varsa onu kimse savunmaz. İsim vermeyeyim. Bir tane belediye başkanı. Uşak halkı toplantısına bile gitmedi. Ona söylenecek birşey yok. suçu olan cezalandırılsın. Ama suçu olmayanın, yargılamanın bu kadar uzatılarak yapılması , yatarı olmayanın içerde tutuklu oldu. Bu iktidarı güveni azalttığı gibi. Halk içinde güveni azaltıyor. Bu türbülanstan çıkıp bu savaşın getirdiği olumsuzluk yanında fırsatlara bakmalıyız. Zor zamanlarda liderlik çıkar. ABD burada sıkıntıya düştü.Türkiye'nin bulunduğu konumla 4 saatte 4 milyar insana ulaşacak bir durumu var."

Işıklar vekilliğe göz kırpıyor

Işıklar, siyasetçi olarak bundan sonraki beklentisinin sorulması üzerine, 'İllahi birşey beklentisiyle konuşmuyor çalışmıyoruz. Biz ülkenin bir vatandaşı olarak ülkede yaşanılanlarla ilgili görüşlerimizi açıklıyoruz. Ama doğrusu özellikle Çatalca-Büyükçekmece-Silivri bölgesiyle hizmet vermek, hizmet üretmek, vatandaşların sorunlarına çözüm bulmak amacıyla çalışmalar yapmak isterim. Buna hizmet edecek gerekirse görevde kabul ederim" dedi.
Işıklar'ın bu sözleri, 'Işıklar'ın ufkunda vekillik var' yorumunun yapılmasına neden oldu. I