Gündoğdu  ‘Beştepe’ yazısıyla döndü

Uzun süredir ciddi bir sağlık sorunuyla boğuşan Gazeteci Arif Gündoğdu aylar süren tedavisinin ardından bugün ‘Bütün hesaplar Beştepe için’ başlıklı yazısıyla yeniden yazılarına başladı.  Meslektaşımızın tekrar yazılarına başlaması arkadaşları arasında da sevinçle karşılandı. İstanbul Gazetesi’nde yer alan o yazı.

Bütün hesaplar Beştepe için

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın yeni parti kurmak için AK Parti ile yollarını ayırması, özellikle "muhalif" kesimi heyecanlandırdı. Son iki seçimde MHP'den ayrılanların kurduğu İYİ Parti ile ittifak yaparak yüzde 25 çıtasının üzerine çıkarak moral bulan CHP, AK Parti'deki bu ayrılıkların kendisine yarayacağını düşünerek avuçlarını ovuşturuyor.

AK Parti muhalifi gözüken ancak özde Erdoğan karşıtı cepheyi oluşturan tüm dinamikler, Babacan ve Davutoğlu'nun da "muhalefet ittifakı" içerisinde yer alacağı üzerine yapıyor bütün hesaplarını. Bu beklenti ana muhalefet partisi CHP'nin tepe kadrosunu heyecanlandırsa da, parti içinde "sağa kayma" endişesi giderek artıyor. Ama yine de "AK Parti tükeniyor" diye seviniyorlar.

Tüm siyasi yorumcular da, Davutoğlu ve yol arkadaşlarının açıklamaları ışığında yapıyor değerlendirmelerini. Ardından tarot falları açılıyor, baklalar yere seriliyor, fincanlar ters çevriliyor ve "siyasi müneccimlik" başlıyor.

* * *

Yerel seçimlerin ülkenin siyasi haritasında önemli bir değişiklik yaptığı net. Bu tablonun, hükümetin yıpranmışlığından çok ekonomik şartların git gide ağırlaşmasından kaynaklandığı da tartışma götürmez bir gerçek. Geçim sıkıntısı artan ve tablonun pozitif yönde değişeceğine olan inancını yitirenlerin siyasi tercihinin değişmesi sonucu oluşan bir tablo bu. "İmamoğlu'nun mucizevi başarısı" üzerine siyasi analiz ilan edenler, aslında İstanbul seçimlerini "tencere partisi"nin kazandığını ıskalıyor ve yine yanlış yolda gidiyor.

Hatta, İmamoğlu'nu daha şimdiden bir sonraki seçimin Cumhurbaşkanı adayı ilan edecek kadar ileri götürüyorlar bu iddialarını. Tribün siyasetinin bu kadar uzun soluklu ve güçlü bir yarışın sonucunu belirleyeceğine inanmayı sürdürüyorlar hâlâ...

* * *

Siyaset dünyasındaki tartışmalar, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın önümüzdeki aylarda partilerini kurmasıyla daha da ateşlenecek. Erken seçim beklentisinin giderek artmasının da bunda büyük etkisi olacak. Siyasetin sıkıntılarına çözüm olacağına inancını koruyan vatandaşların bile karşı çıktığı "erken seçim" ister istemez gündemdeki yerini koruyacak.

Peki, yüzde 51'i alamayanın ipi göğüsleyemediği yeni sistemde, yeni yeni partilerin ortaya çıkmasının kime ne faydası olacak? İşte cevabı merak edilen en büyük soru bu. Merhum Prof.Dr. Necmettin Erbakan'ın Milli Görüş fikri ile yine merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun MHP'den ayrılarak kurduğu Alperenler oluşumunun siyasetteki yerini öyle veya böyle koruma mücadelesini anlamak mümkün.

Her iki siyasi oluşumdan fazla oy alacakları varsayılsa bile, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı partilerin iktidar adayı olması, olağanüstü gelişmeler olmazsa neredeyse imkansız.

* * *

Neden mi?

Ali Babacan öncülüğünde kurulacak ve "kadro hareketi" olarak ortaya çıkacak parti hangi iddiayı ortaya koyarsa koysun, hiç tartışmasız birinci hedef Abdullah Gül'ün "intifada"sı. Gül'ü, Erdoğan'ın karşısına güçlü bir Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkarmayı başaramadığı taktirde, Babacan hareketinin bir misyonu kalmayacak.

Ahmet Davutoğlu ise kendisi dahil "eski" sıfatı taşıyan AK Parti'nin milletvekilliği, il başkanlığı yapmış isimleri ile iddialı olacağı inancıyla çıkıyor yola.

Ancak, "ayrılıkçı"ların ve de Erdoğan karşıtlarının hesaplamadığı bir şey var:

Bugüne kadar AK Parti ve Erdoğan hanesine yazılmış ne kadar olumsuzluk varsa, tamamı bu "eski"lerin de içinde yer aldığı döneme ait. Yani; "Hepiniz oradaydınız" tablosu ortadayken, "yanıltıldım, kandırıldım" diyerek özeleştiri yapan bir Erdoğan varken "eski"ler hangi savunmayla vatandaş karşısına çıkabilecek ki!

İddiaya göre bir grup akademisyenin yazdığı Stratejik Derinlik kitabının yazarı olarak "danışman" sıfatıyla yer aldığı AK Parti iktidarında milletvekili dahi olmadan Dışişleri Bakanı olan, ardından Erdoğan'ın Başbakan yaptığı Davutoğlu, Suriye siyasetinin altında ezilip kalacak.

* * *

Oluşan yeni siyasi tablo, en çok da yerel seçimlerden başarı ile çıkan CHP'yi heyecanlandırdı. Muharrem İnce, adaylığı konuşulan İmamoğlu'na itiraz çıkmayınca yeniden meydanlara çıktı. Habertürk'te aday olmak istediğini açıkça deklare etti. CHP dinamikleri, daha şimdiden İBB Başkanlığı'nda nasıl bir hikaye yazacağı belli olmayan Ekrem İmamoğlu ile Muharrem İnce'yi yarıştırmaya başladı bile.

İlçe ve il kongrelerinin ardından yapılacak büyük kurultayında oluşacak Parti Meclisi, genel seçimlere nasıl bir CHP ile gidileceğini de gösterecek bizlere. Yerel seçimlerdeki zaferi ile koltuğunu garanti altına alan Kılıçdaroğlu, yeni dönemde partisini Sivas'ın ötesinde de iddialı hale getirmek istiyor. AK Parti ve HÜDAPAR'dan bir şey koparamayacağına göre, HDP'nin aldığı 6 milyon oydan hisse kapma hedefi var CHP yönetiminin.

* * *

Şimdi yeni siyasi tablonun genel seçimlere yansımasının nasıl olacağına göz atalım:

24 Haziran öncesi yaşanan "Gül'ün çatı adaylığı" önümüzdeki seçimlerde iktidar karşıtı cephenin yine gündemine oturacak. Kemal Kılıçdaroğlu geçen seçimde buna hazırdı ancak Meral Akşener'i ikna edememişti. Bu sefer, SP, Babacan ve Davutoğlu destekli bir Gül gelecek muhalefetin gündemine. CHP "evet" derse, iki adaylı bir seçim yaşanacak. Ancak, sandığa kerhen giden CHP'nin sol kanadı, "Erdoğan mı, Gül mü" tercihiyle karşı karşıya kalmak yerine sandığa gitmeyerek protesto hakkını kullanacak.

Dolayısıyla Gül'ün adaylığı etrafında bir ittifak olmazsa, CHP yine kendi adayı ile genel seçimlere girecek. Gül de muhtemelen SP, Babacan ve Davutoğlu cephesinin adayı olacak. Bu tablo en fazla Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci tura taşır. Erdoğan'ın karşısına ikinci turda CHP adayı kalırsa, Gül kanadından alabileceği sınırlı bir "tepki" oyu olur ve ikinci Erdoğan dönemi başlar. Gül ikinci tura kalırsa, CHP seçmeni sandığa gitmez ve atı alan yine Üsküdar'ı geçer. Gül, HDP seçmeni yanında muhafazakâr Kürtlerden önemli bir oy alamazsa tabii...

Anahtar Kelimeler:
Arif Gündoğdu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.