banner128

Babil'den selam var...!

Babil’den selam var!

Beylikdüzü’nün kurucu Belediye Başkanı Vehbi Orakçı , Kerbela ardından da Dünya tarihinin en dikkat çeken uygarlık merkezlerinden biri olan Babil’i gezdi ve duygularını ‘Babil’den selam var!’ başlıklı kısa bir yazıyla dile getirdi. Bu yazısıyla da unutulmaması gereken dev bir uygurlığı yeniden hatırlamamızı sağladı. O yazıdan önce Babil’i bir hatırlayalım.

Ortadoğu tarihinin en nadide uygarlığının merkezi olan Babil, dünyadaki birçok ‘ilk’e de ev sahipliği yapmıştır. Dünyanın ilk kanun kitabıyla, asma bahçeleri, görkemli heykelleri ve eşsiz kent kapılarıyla sonsuza dek hatırlanacak ve nesilden nesle anlatılacak bir  kenttir Babil. Kutsal kitaplarda ise ‘Bir günah ve suç abidesi’ olarak güzelilğinden ziyade şiddet ve zulmünden bahsedildiğine yer verilir.

İşte Orası: BABİL...

Babil Uygarlığı hakkında bilmeniz gerekenleri sizler içn bir araya getirdik:

-Babil kelimesi tanrının kapısı anlamına gelir

-Dünyanın antik yedi harikasından biri

Dünyanın antik yedi harikasından biri olan Babil’in asma bahçelerinin nerede olduğu bilinmemektedir. İşin aslı var olup olmadığı da kanıtlanmamıştır çünkü bu yapıya ait herhangi kesin bir arkeolojik bulgu yoktur.

-İlk bilgisayarı keşfettiler

İlk bilgisayar olarak tanımlanan Abaküs ü Babilliler icat etti.

-3000  yıl önce astroloji yi ilk babilliler kullandı

Babilliler için astroloji devletin işlevlerinden biriydi. Babillilerin yıldızları ne zaman göründüğüne dair tuttukları haritalar vardı. Yıldızların ve gezegenlerin ne zaman göründüğü ve görünmediğine bakarak şanslı ve şanssız günlerini hesaplamışlardır.

-Burçları 12’ye ayıran Babillilerdir

Babilliler zamanla geleceği okuma konusunda teknikler geliştirmişlerdir. Bu tekniklerden biri de burçlardır. Bunun nedeni takım yıldızları ve güneşin hareketleridir. Burçları 12'ye ayıran da Babillilerdir.

-Ay ve güneş tutulmasının devirli olduğunu ilk olarak Babilliler keşfetmiştir.
-Ayrıca güneş saatini de onlar bulmuştur.

-Şehir plancıları vardı

Babilliler şehirlerini düzenlemede çok hassastı. Zengin ailelerin daha büyük evleri vardı ve ortalama bir ev birkaç küçük oda içeriyordu. Her evin ayrı yatak odası, tuvaleti ve oturma odası mevcuttu. Saraylar ve üst sınıfa ait evlerde banyo yapmak için ayrı tuvaletler bulunurdu. Bina temellerinde sırlı tuğla ve su yalıtımı için zemin kaplamalı bir bitüm tabakası kullanılıyordu.

-Günlük yaşamı 60'lık sayı sistemine göre ayarladılar. Bu sebeple 1 saat 60 dakika, 1 dakikada 60 saniye var.

-Atı ehlileştiren Babillilerdir.

Babil kulesi

Sümerliler, inançları gereği yükseklere taparlar ve yer ile göğü bağlayan kutsal bir ağacın varlığına inanırlardı. Tanrıdağı diye adlandırdıkları bu kuleyi Dünyanın yedi harikasından biri olan Babil'in Asma Bahçelerinin içine yapmışlardır. Bu kuleyi zamanımızdan 5.000 yıl kadar önce Tanrı Marduk adına yapmışlardır.

Kulenin ilk olarak, 90 metre genişliğe ve 90 metre yüksekliğe sahip 7 katlı bir bina olarak inşa edildi.

1.Kat-taşı, (33 m)

2.Kat-ateşi, (18 m)

3.Kat-bitkileri, (6 m)

4.Kat-hayvanları, (6 m)

5.Kat-insanları, (6 m)

6.Kat-gökyüzünü (6 m) ve

7.Kat da melekleri (15 m) sembolize ederdi.

Tarihin ilk yazılı kanunları : Hammurabi

Sümerli Ur Nammu’dan sonra Tarihin ilk yazılı kanunları olarak Hammurabi Kanunlarıbilinir.  Hammurabi Kanunları ‘Kısasa kısas”  bir prensibe sahipti. Yani "göze göz, dişe diş." Kanunlara göre eğer bir insan bir başkasının bir kemiğini kırıyorsa, devlet de o insanın aynı kemiğini aynı şekilde kırıyordu. Ölüm cezasını gerektiren suçlarsa son derece ağır ve detaylı tarif edilmiş, işkence ile birleştirilmiş infaz biçimleriyle uygulanıyordu. Örneğin eğer biri kendi eşini öldürdüyse, cezası bir metal veya sopayla dövüle dövüle öldürülmekti. Eğer bir çocuk kendi babasına vurursa bunun da cezası elinin kesilmesiydi.

Sağlam bir delille ispatlanamayacak suçlar da kanunlarda yer almaktaydı. Örneğin büyücülük suçlamasıyla karşı karşıya kalanlar, ölümcül bir koşula maruz bırakılıyor ve eğer hayatta kalırlarsa büyücülük suçunu işlemedikleri ispatlanmış oluyordu. Mesela adam hızla akmakta olan nehre atılıyor, eğer boğulmazsa bu suçu işlemediği, tanrıların kendisini koruduğuna hükmediliyordu.

Ve Büyük İskender...

Tarihin tanıdığı en büyük askeri dehalardan biri olan Büyük İskender. 13 yılda o zamanki bilinen dünyanın üçte birini fetheden, Diyojen’in’ “Gölge etme başka ihsan istemem’ dediği, Aristo’nun öğrencisi İskender.. Mısır’a gidip bugünkü İskenderiye şehrinin temellerini atan, Ortadoğu’nun altını üstüne getiren İskender. MÖ. 323 yılında Babil’de düzenlenen bir büyük eğlencenin ardından hastalanıp burada 33 yaşında hayatını kaybetmiştir. 

Babil böyle bir kent.

BABİL’den selam var..

Yukarda kısaca hatırladığımız tarihin bu ihtişamlı kentinden bir selam geldi. Beylikdüzü’nün kurucu Başkanı Vehmi Orakçı, gitti gezdi. Ve Saddam’ın da saray yaptığı bu kentten duygularını kısaca özetledi.

“Babil'den selamlar...
Bugün Dünya Tarihindeki en büyük İmparatorluğu kuran Büyük İskenderin 2600 yıl önce zehirlenerek öldürüldüğü Babil'i gezip, tarihe yolculuk yaptık.

Neydi İskenderi Büyük yapan değerler;
*Adaletle hükmetme

*İnanç özgürlüğüne saygı
*Irk ve dil farklılıklarını zenginlik sayma
*İnsan sevgisi, vicdan, merhamet ve insana hizmeti kutsal gören bir vizyon
Büyük İskender İhanete uğrayıp genç yaşta öldürüldüğünde bıraktığı vasiyeti okuyan hocası Diyogene mealen demişki;

Büyük İskender "Beni kabre götürürken önümde dünyayı fethettiğim Ordularım, sağımda ailm ve ulemalarım, solumda hekimlerim, tabiplerim ve arkamda milyonlarca tebam yürüsün. Sağ elimde altın bir küre sol elim boş ve açıkta olsun" derken,
"Dünyayı fethettim ayaklarımın altında ama buna rağmen tüm gücüm ve imkânlarım ölümümü engelleyemedi. Elim bomboş gidiyorum" mesajını vermiş.

Evet sevgili dostlar;
Makam, mevki ve servete taparak, zülüm, haram, rüşvet, zina, müptezellik dahil her türlü melaneti işleyen, mevta veya halen muktedir çağımız yetkinlerini görünce insanın acıyası ve tüküresi geliyor.
Mesela Babil şehrinin tepesine gereksiz ve yersiz kocaman saray yaptıran Saddam'ıda bu duyguyla andım, harabe haline gelmiş sarayını göresim dahi gelmedi uzaktan baktım.

Ne mutlu nefsani, şeytani ve şehvani duygularına esir düşmeden önce insan ve önce adaletle insana hizmet diyen yöneticilere...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.