Erhan KIZILYAR-Hanefi ÇELİK

*

2014-2019 yılları arasında CHP’den Avcılar Belediye Belediye Başkanlığı yapan, başkanlıktan ayrıldıktan sonra, gözaltına alınıp iddianamesi yazılmadan 17 ay tutuklu kalan, çıktığı ilk mahkemede de suçsuz bulunarak tahliye olan Dr. Handan Toprak Benli, önümüzdeki yerel seçimler için Avcılar’da CHP’den Belediye başkan aday adayı oldu. Toprak, ‘Haksızlık ve hukuksuzluk sürdükçe, hak ve adalet arayışı sürecek, Dr. Handan Toprak ta bu mücadelenin içinde yer alacaktır. Cumhuriyet ve Demokrasi için mücadeleye devam” dedi.

Dr.Handan Toprak Benli, Durumgazetesi ve Gazete Avcılar’a tutukluluk süreci ve adaylığı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toprak şöyle konuştu.

Tek bir akla güvenirseniz olacağı budur! Tek bir akla güvenirseniz olacağı budur!

Yaptıkları suçlamaların hepsi asılsız çıktı

Handan Toprak:“ 17 ay boyunca hücrede tuttular. 14 ay iddianame yazmadan beklediler. Herşeyi didik didik ettiler. Sonunda hiç bir şey bulamadılar. Bizim başımız dik, alnımız ak. Ben ordan alnımızın akıyla çıktık ve bundan sonra da yapacakları operasyonlarla hiç bir belediye başkanımız hakkında yaptıklarında da hiç bir hedefe ulaşamayacaklar. Ben ondan eminim. Çünkü görevimizi şeffaflık ve hesap verebilirlikle yapıyoruz. Zaten müfettişlerle birlikte görevimi yapıyoruz. Kendimizi denetletiyoruz. Yargılanmaktan asla korkmayız, kaçmayız. Yargılanmak bizim için aklanmak demektir. Birisi iftira attığı zaman yargıya götürelim, yargılanıp çıkarıp deriz. Ama yargılanmadan savunma hakkı engellenerek hücrelere tıkılmak, ağırlaştırılmış müebbet hapis koşullarında ve aylarca- yıllarca tutulmak, yargısız infazlarla savunma hakkımızın engelenmesi, hiç bir demokratik hukuk devletinde asla olamaması gereken birşeydir. Cumhuriyetin yüzüncü yılındayız.  2023 yılına girmişiz. Hukukukun bu şekilde siyallaştırılıp iktidarın kendi menfaatleri doğrultusunda, muhalefeti terörle, ya da usulsüzlükle  suçlayarak itibarsızlaştırarak, savunma haklarını engelleyerek, hukukun ve adaletin muhakeme usulleri dışında bir süreç yaşatılmaktadır. İktidarla da diğer partilerle hizmette yarışmak istiyoruz. Halka hizmette yarışmak istiyoruz. Ama her geçen gün bir operasyon zulümde yarışıyorlar. En son Adana’da yaptılar. Nerede ne yaparlarsa yapsınlar hiç birinde başarıya ulaşamayacaklar. “

Sapasağlam insanın evden alınıp; teşhiş, muayene olmadan yoğun bakıma konulması gibi

Handan Toprak:“Ben bunu bir hekim olarak şuna benzetiyorum. Sapasağlam bir insanı gidip ambulansla evinden alıp hastaneye götürüp yoğun bakıma götürüp makinaya bağlamak gibi bir şey. Muayene yok. Tahlil yok. Teşhis yok. Hiç bir şey yapılmadan bunu yapıyorsunuz. Bu asla bir meslek olarak hukukta olmaması gereken görülmemiş bir uygulama ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu şafak operasyonlarının siyallaştırılmış bir şekilde belediyelerimize yapılmasına karşı hepimiz karşı çıkacağız. Başta da ben. Şahsıma yapılmış bu haksızlığın, hiç bir belediye başkanına hangi partiden olursa olsun yapılmasına, toplum olarak buna karşı çıkmamız lazım.  Suçu varsa yargılarsın. Kendisi savunmasını yapar. ‘Karar kesinleşmeden kimseyi hapse atamazasın. Operasyonu tabi tutamazsın’ dememiz lazım.

Bize yapılan vatandaşın da partililerimizin de adalet duygusunu incitti

-Tekrar geçmiş olsun. Şimdi aday adayısınız. Aday adaylığınız CHP’liler tarafından, partililer tarafından nasıl karşılandı?

Handan Toprak:-Evet. Geçtiğimiz gün partiye gittik. Bir nehir çağlayana dönüşür ya. Çeliğe su vermek diye bir şey var ya. Ben haksızlığa uğramışım, partim haksızlığa uğramış, muhalefet haksızlığa uğramış. Artık su gibi akarken, bir çağlayana dönüşmüşüm. Bir çağlayanın denizle buluşması gibiydi. Ben ilçe tekşilatında kadınların, gençlerin o coşkulu karşılamaları... Aynı coşkuyu Avcılar halkında da görüyorum. Sokağa çıktğımda, bir hastaneyi ziyarete gittiğimde, ya da başka yerlere gittiğimde gerçekten bu millet o kadar güzel ki, ‘Handan hanım evet senin yaşadığın durumla bizim de adalet duygumuz incindi." diyorlar. 

 1992 yılında sağlık ocağından başlayarak 22 yıl Avcılar’da halk hekimliği yapmışım ben. Ve ondan sonra bunun 20 yılı kamu hekimliğinde geçmiş. Vatandaş nereye gidiyorsa beni bulmuş. Ardından da beş yıl belediye başkanlığı yapmışsın, emek vermişsin insanlara. Hümanist bir hekim ve insanların vicdanı böyle bir davranışı asla kaldırmıyor. Şimdi Avcılar kurulduğundan 1992 yılından beri burdayım Allahın bir kulundan muayene ücreti talep etmeden onların derdine derman olmaya çalışmışım. O yüzden de şimdi başıma böyle bir şey getirilince, bu millet bunu gelemez, bu halk buna gelemez. Gelmedi. İnsanlar her zaman mağdurun yanında olur. Bizim halkımız insanların mağdur edilmesine hoş bakmıyor. Onun için bir kadına , bir doktora bunun yapılmasına asla müsaade etmez. Bu nedenle ben, ilçeye geldiğimde o insanların sevgi ve teveccühü görüyorum.  inanın sokakta da görüyorum. Sokakta ben engeli çocuğu olan bir anneye rastladım. ‘Sen belediye başkan olmadan da bizimle ilgileniyordun. Bize dedin ki  ‘Ben burda yaşam evi yapıyorum.. Engelliler içinde kuruyorum. Asla çocuğunuzu yalnız bırakmayız. Çocuklarınızı bana emanet edin bize emanet dedin.’ .  Size büyük haksızlık yapıldı. Bizim adalet duygumuz incindi. Ben şimdi diyorum bizim böyle kurumları kuran insana değer veren, bir doktorumuz vardı. Şimdi kimsemiz yok. ‘diyoruz.
Ne denecek bu kadına? Önce insan olduğumuzu unutmayacağız.Belediye başkanı şehrin eminidir. Halkın; malını, canının, namusunu, çoluğunu, çovcuğu emanet ettiği kişidir. Bu bağlamda çalışan insana , iktidar muhalefet üzerindeki için hedef seçmesi kabul edilebilecek bir davranış mıdır?.

Burkina Faso’do bunu yapmazlardı

Handan Toprak:Bakın Afrika da devletler var. Ben Burkina Faso da olsaydım bunu yapmazlardı. Demokrasi ve hukuk devleti orda da yok. Ama ne var. İnsanın olduğu her yerde merhamet var. Vicdan var. Şimdi  halka hizmet etmiş bir insanı, suç işlemenin kenarından geçmeyecek bir insanı 17 ay hücreye tıkılması merhamet ve vicdanla bağdaşmaz. 

Maraş Depreminde demirleri yıktım

Handan Toprak:Maraş'ta deprem olmuş. O deprem olduğunda insanlar göçük altında kalmış. Yardım bekliyor inim inim. Ben onları gördüğümde kafese kapatılmış bir aslan gibi oralarda kükrüyorum. Ben Hipokrat yemini etmiş, arama kurtarma konusunda ödüllerini almış bir doktor. Marmara depreminde deneyimi olan bir doktor.. O ambulanslarla Düzce’ye ilk yetişmiş, helikopterlere yaralı taşıyan doktor Handan kafese kapatılmış. Ben orda bağırıyorum. Diyorum ki, ‘Kahramaraş, Gaziantep. Kahramanların, gazilerin torunları. Kefensiz gömüldüler. Ben nerdeyim. Handan Toprak hücrede. Mücella Yapıcı mimar olarak orda. Can Atalay hapiste.  Biz gerçektende kendi insanımızın kıymetini bilmiyoruz. Ya yargılarsan yargılarsın. Biz savunuruz kendimizi. Karar kesinleşmeden hücreye tıkmak ne?  Biz insanlarımızı kurtarırdık. Kurtaramadıklarımızı da imam çağırır usulüne göre defnederdik.  Yazık bu devlete bu millete demekten kendimizi alamadık.

Haksızlık sürdükçe mücadele de sürecektir

-Sayın Dr. Handan Toprak. Onu siyasetten alabilmek, topluma olan ilgisinden koparabilmek mümkün değil. Şimdi aday adayısınız. Aday olabilir olmayabilirsiniz. Ne yapacaksınız bundan sonra.

Handan Toprak: Haksızlıkla hukuksuzla mücadele edeceğim. Ben bu kadar haksızlığı, hukuksuzluğu yapan iktidara karşı  mücadelenin çok daha büyük ve birlikte yapılması gerekiyor.

-Sıkıntılı bir süreç yaşadınız. sağlığınız nasıl, moraliniz nasıl

Handan Toprak:-Sağlığımda çok iyi. Moralimde çok iyi. Çeliğe su verilmiş gibiyiz. 1980 yıllarındaki gibiyiz.  Haksızlık ve hukuksuzluk sürdükçe, hak ve adalet arayışı sürecek, Dr. Handan Toprak ta bu mücadelenin içinde yer alacaktır.

Editör: Haber Merkezi