CHP Çatalca eski İlçe Başkanı Mehmet S.Çoban, CHP'nin ilçe binasının bir katakulli ile Yeni Parti'nin ilçe binası olarak kiralandığını bildirdi.
Çoban'ın paylaştığı bilgilendirmede kendisinin ilçe başkanlığı süreci dahil ilçe binasının CHP açısından nasıl kullanıldığını hatırlatan Çoban, bugün Yeni Parti'ye geçen eski ilçe yönetiminin görevdeyken, kirası ödenmemiş duruma düşürülerek kira sözleşmesinin fesh edildiğini, daha sonra Yeni Parti ilçe binası olarak kullanılmak üzere yeniden kiralandığını açıkladı.
Çoban, "Binalar kiralanabilir.
Tabelalar değiştirilebilir.
Ama emek ne satın alınabilir ne de sahiplenilebilir.
Gerçekleri bilenler de, tarihe not düşenler de bunu asla unutmayacaktır." dedi.
Mehmet Çoban'ın paylaşımı şöyle:
CHP binası partililerin emek ve alın teriyle oluştu
KAMUOYUNA
Çatalca’da yaşanan gelişmeler karşısında kamuoyunun gerçekleri bilmesi adına bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
2019 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Çatalca İlçe Başkanı olarak göreve başladığımda ilçe binamız Çağlayan Ege İş Hanı’nda bulunuyordu. Ancak bina, yılların ihmali nedeniyle kullanılmakta ciddi sorunlar yaşanan bir durumdaydı. Bir gün ilçe çalışanımızın üzerine asma tavanın düşmesi, artık yeni ve güvenli bir ilçe binasına ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koydu.
Bunun üzerine CHP Çatalca İlçe Yönetim Kurulumuzla birlikte, partimize yakışan modern ve güvenli bir ilçe binası oluşturmak için harekete geçtik. Münifsevi Caddesi’ndeki bugünkü ilçe binasını kiraladık. Kiraladığımız yer tamamen boş bir ofisti.
Taşındığımız yeni ilçe binasında, elektrik ve su tesisatından boya işlerine, dolaplardan toplantı salonuna, mutfaktan güvenlik kamera sistemine, tuvaletlerin yenilenmesine kadar binanın tüm ihtiyaçları büyük emek ve özveriyle tamamladık. Bugün kullanılan CHP ilçe binası kendiliğinden ortaya çıkmadı; CHP’lilerin emeği, katkısı ve alın teriyle bugünkü haline geldi.
İlçe binamızın kira bedeli de Genel Merkezimizin desteğiyle karşılandı. Dolayısıyla bu bina hiçbir kişinin değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilçe binasıdır.
İlçe binasını siyasi planlarının parçası haline getirdiler
Ben Çatalca belediye başkan aday adaylığı nedeniyle CHP Çatalca ilçe başkanlığı görevimden ayrıldıktan sonra süreç aynı şekilde devam etti. Ancak daha sonra yapılan kongrede ilçe yönetimini devralan ve bugün farklı bir siyasi oluşum içerisinde yer alan kişiler, ayrışma sürecinde CHP’nin ilçe binasını da kendi siyasi planlarının bir parçası haline getirmeyi tercih etti.
Bunun adı siyasi etik olabilir mi?
Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, o dönemde CHP Çatalca İlçe Başkanı sıfatını taşıyan kişi, yönetim kurulu kararıyla CHP adına yapılmış kira sözleşmesinin fesih ederek. Ardından ise aynı taşınmazın mal sahibiyle bu kez kendi adına yeni bir kira sözleşmesi yapdığı ve binanın kurulacak yeni siyasi partinin ilçe binası olarak kullanılmasını planlamıştır.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur:
Bir siyasi partinin ilçe başkanı, temsil ettiği partinin ilçe binasının kira sözleşmesini sona erdiren bir sürecin içinde yer alıp, aynı binayı başka bir siyasi hareket için kullanmaya yöneliyorsa, bunun adı siyasi etik olabilir mi?
CHP’nin ilçe başkanı sıfatını taşırken, parti emekçilerimizin emeğiyle oluşturduğu ilçe binasının partinin kullanımından çıkmasına neden olacak bir sürecin içinde bulunmak hangi vicdanla açıklanabilir?
Bu mesele yalnızca bir kira sözleşmesi meselesi değildir.
Bu mesele; temsil edilen kuruma bağlılık, emanet edilen görevin sorumluluğu ve CHP’nin kurumsal kimliğine duyulması gereken saygıdır.
CHP'nin emeğiyle oluşturulmuş ilçe binasını partiye teslim edin
Eğer gerçekten “yeni” bir siyaset anlayışı inşa ettiğinizi iddia ediyorsanız, önce CHP’nin emeğiyle oluşturulmuş ilçe binasını partisine teslim eder, ardından kendi imkânlarınızla yeni bir ilçe binası açarsınız.
Çünkü siyaset; hazır olana konmak değil, üretmek, mücadele etmek ve emek vermektir.
Bugün kullanılan o binanın her duvarında, her kapısında, her boya katında, her tesisatında benim, birlikte görev yaptığım yönetim kurulu üyelerimizin ve CHP’lilerin emeği ve alın teri vardır.
Bu nedenle, böylesi bir süreç yaşanırken çıkıp siyasi ahlaktan, temiz siyasetten ve yolsuzlukla mücadeleden söz etmek kamuoyunun vicdanına bırakılması gereken bir çelişkidir.
Bir siyasetçi, kendisine ait olmayan kurumsal bir emeği kendi siyasi geleceği için kullanırken “temiz siyaset” iddiasında bulunabilir mi?
Çünkü temiz siyaset, önce kişinin kendi davranışlarında başlar.
Siyasi ahlak ise önce emanet edilen değerlere sahip çıkmayı gerektirir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Binalar kiralanabilir.
Tabelalar değiştirilebilir.
Ama emek ne satın alınabilir ne de sahiplenilebilir.
Gerçekleri bilenler de, tarihe not düşenler de bunu asla unutmayacaktır.




