Siyasetçinin halkla iç içe olması özellikle de başkanlık, vekillik gibi bir makama gelmiş ise ;  vatandaşın nabzını tutmak, insanlara değer vermek açısından önemli. Bunu yapmayanlara halkın ne gibi yakıştırmalar yaptığı hepinizin malumu. Böyle yorumlarla muhatap olmamak, kem gözlere gelmemek için her zaman olmasa da zaman zaman vatandaşın içinde olmak faydalıdır.

*

Geçtiğimiz gün Damga Gazetesi’nden Anıl Boduç kardeşimiz Avcılar’da yapılan ve Selda Bağcan’ın sahne aldığı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamasından bir fotoğraf paylaştı. Fotoğrafta Avcılar CHP İlçe Başkanı Erdal Nas,  güvenlik bariyerlerine dayanmış  vatandaşla yan yana konseri izliyor. İyi bir davranış mı? Evet iyi bir davranış. Kendisini de tebrik ediyoruz. Zaten bir parantez açayım sayın Erdal Nas, ilçe başkanı olur olmaz, sık sık günlük programlarını saati saatine, dakikası dakikasına basına bildirirdi. Düzenli ve dikkatli, ayrıntılara önem veren bir kişilik olduğunu daha ilk günden ortaya koymuş bir siyasetçiydi. Muhtemelen daha iyi konumlara gelecek bir isim diyebilirim.

*

Anıl Boduç, Erdal Nas’ın fotoğrafını paylaşınca izlediğim bir programda yaşadığım durum hemen aklıma geldi.

Silivri Belediyesi yaz boyunca;  karpuzdu, kavundu, yoğurtu, domatesti, banyaydı festivaller düzenledi.  Kavaklı güreşleri, 30 ağustos zafer bayramı etkinlikleri de öyle konserli geniş katılımlı etkinliklerdi. Hemen hatırladıklarım bunlar.

Ben Selimpaşa’daki Bamya ve Topatan Kavunu festivaıli ile Yoğurt Festivali’nin başlangıcını izleyebildim. Her ikisinde de muhtemeş kalabalıklar vardı.

*

Selimpaşa’daki festivale gittiğimde basına hemen sahnenin ön kıyısında yer ayrılmış. Sahne önü boş. Kolaylıkla hem sahneyi hem vatandaşları izleyebiliyorsunuz.  Ve  sahneden, beş-on metre ileride  bir güvenlik şeridi.  Baktım protokol için koltuk sandalye falan yok ön tarafta. Bunu görünce Silivri Belediyesi Basın Bürosu’ndan bir görevliye,  ‘başkanın gelip gelmeyeceğini’ sordum.

-‘Gelecek’ yanıtını aldım. Heralde ‘Gelip kısa bir konuşma yapıp gidecek’ demek ki diye düşündüm.

Biraz sonra Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz eşi Ezgi Yılmaz ve Kaymakam Tolga Toğan ile birlikte geldi. Güvenlik şeridinin en ön sırasındaki vatandaşlarla tokalaştı ardından basın mensuplarını olduğu masaya yöneldi.  Sonra eşi ve kaymakam bey ile ayakta programı izlemeye başladı. Hemen beş altı metre ötemizdeler.  Ben oturduğum yerden rahatsız olmadım desem yalan olur.  O rahatsızlıktan dolayı konser başladıktan kısa süre sonra da ayrıldım.

Sonra meğerse Başkan Volkan Yılmaz bütün festivallerde genellikle ayakta izlemiş etkinliği halkla iç içe. Ben izlemedim ama fotoğrafları geldi bütün etkinliklerin.

Sonra Silivri Belediyesi Basın bürosu yine bir farklılık yaptı bir etkinlikte. Yoğurt Festivali öncesi, festival alanına basın mensuplarının hangi güzergahtan girebileceğini fotoğraflı olarak gönderdi whatshaptan.

Bu iki güzel örnek. Kuşkusuz başka yöneticilerimiz de zaman zaman buna dikkat ediyor. Ama bu iki örnekle halkla içi içe olmanın önemine dikkat çekmek istedim.

*

Bir insan kendine saygıyı kendisi yaratır. Sen karşındakine ne kadar saygılı olursan, ondan da o saygıyı görmeyi hak edersin.

Hani adamın biri bir gün çocuğunu alıp bir vadiye götürmüş.  Ve ordan durup bir yerde,  karşıdaki dağlara doğru bağırmış.

-Siz ne kadar kötüsünüz

Ses gitmiş karşıdan yankılanarak geri dönmüş.

-Siz ne kadar kötüsünüz.

Biraz sonra adam bu kez

-Siz ne kadar iyisiniz’ diye bağırmış

Ses bu kez dağlardan

-Siz ne kadar iyisiniz’ diye yankılanıp dönmüş.

Çocuk şaşkın.

-Baba ne oluyor böyle? Diye sormuş.

Baba yanıtlamış. “Oğlum bu sana ders olsun diye buraya geldik. Sen karşındakine nasıl davranırsan aynı yanıtı alırsın. Doğanın kanunu da budur. Gördün işte dağa doğru kötüsün diye bağırınca o do bize ‘Kötüsün’ diye yanıt verdi. ‘İyisin’ diye bağırınca  o da bize ‘İyisin’ diye yanıt verdi.

*

Özellikle; pandemi gibi bir problem, ardından hayat pahalılığının getirdiği zorluklar, kent yaşamının getirdiği stres ortamında; nezaketi, saygıyı, hoşgörüyü ve çevresine karşı insani duyarlılığı eksik etmeyenlere teşekkür ediyoruz.