İnsanlığın kadim, temel besin kaynağı olan, ancak son dönemde bilimsel temelden uzak iddialar ve bilgi kirliliği ile sofralarımızdaki yeri günden güne daraltılan ekmek, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ev sahipliğindeki zirvede tüm yönleriyle masaya yatırıldı.
‘‘Ekmek Zirvesi’’nde, ekmeğin tarım ekonomisinden gıda güvenliğine, beslenme ve insan
sağlığından kültürel mirasa kadar uzanan çok boyutlu yapısı ele alındı. Alanında uzman isimler,ekmekle ilgili yanlış bilenen doğruları ve doğru bilenen yanlışları bilimsel veriler ışığında anlattı.
"Bu Bir Ekmek Meselesi" mottosuyla düzenlenen ‘‘Ekmek Zirvesi’’nin amacı, ‘‘Türkiye’nin tarıme konomisi, un sanayisi ve gıda alanındaki en stratejik değerlerinden biri olan ekmeğin bilimsel, kültürel ve makroekonomik boyutlarıyla ele alınması; ekmek ve buğday konusunda güvenilir bilgi zemini oluşturulması, kamuoyunda son yıllarda artan bilgi kirliliğine karşı bilimsel verilerin öne çıkarılması, sektörler arası iletişimi güçlendirmesi’’ olarak açıklandı.
‘‘EKMEK EMEKTİR, ALIN TERİDİR’’
‘‘Ekmek Zirvesi’’ ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın konuşmasıyla başladı.
"Bugün burada ‘Bu Bir Ekmek Meselesi’ diyoruz. Dilimizde ekmek parası deriz, ekmeğini taştan çıkarmak deriz, ekmeği paylaşmak deriz. Bütün bu ifadelerin temelinde emek vardır. Ekmek sadece bir gıda ürünü değil, emeğin, paylaşmanın, üretmenin ve
"Rahmetli annemden öğrendiğim ve hiç unutamadığım bir şey vardır. Ekmek yere düştüğündealınır, öpülür ve başa konur. Çünkü ekmeğe duyduğumuz saygı aslında emeğe duyduğumuzsaygıdır. Bu anlayış bizim kültürümüzün temel taşlarından biridir.
Ekmek yalnızca sofralarda yer alan bir gıda ürünü değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik zincirin ürünüdür. Tohumun toprağa düşmesinden başlayarak çiftçimizin alın teri vardır. Değirmencinin, fırıncının emeği vardır. Soframıza ulaşana kadar yüzlerce insanın katkısını içinde taşır. Bu nedenle ekmek, büyük bir emeğin sonucudur."
‘‘GIDA GÜVENLİĞİ STRATEJİK MESELE’’
Tüketici alışkanlıklarının değiştiğini ve ekmek konusunda yeni hassasiyetlerin ortaya çıktığını ,insanların daha bilinçli beslenmek istemesinin önemli bir gelişme olduğunu belirten Başkan Hacısüleyman konuşmasına şöyle devam etti:
‘‘Ancak dünyadaki gelişmeler buğdayın stratejik önemini yeniden ortaya koydu. Ukrayna-Rusya savaşı başladığında dünyanın gündeminde buğday vardı. Limanlarda bekleyen milyonlarca ton buğdayın ihtiyaç sahibi ülkelere nasıl ulaştırılacağı konuşuluyordu. Savaşan taraflar bile buğdayın güvenli sevkiyatı konusunda uzlaşmak zorunda kaldı. Bu tablo, buğdayın ve ekmeğin ne kadar stratejik bir değer olduğunu açıkça göstermiştir."
‘‘160’TAN FAZLA ÜLKE SOFRALARINDAYIZ’’
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak da buğdayın ve unun Türkiye ekonomisi için önemi anlattı. Türkiye’nin un sanayisinde küresel güç olduğunu belirten Çakmak, şöyle konuştu:
‘‘Sektör yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın gıda arzına katkı sunuyor. Türkiye 14 yıldır aralıksız olarak dünya un ihracatının lideri konumunda. Bugün sadece Türkiye’nin sofrasında değil,160’tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Bu başarı üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün yıllara dayanan tecrübesinin sonucudur."
‘‘EKMEK BİR MEMLEKET MESELESİDİR’’
Çakmak, ‘‘Ekmek Zirvesi’’nin amacına da yer verdiği konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
‘‘Burada yalnızca ekmek değil, binlerce yıllık bir kültür de konuşuluyor. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler, toplumda kafa karışıklığı oluşturuyor. Bu yüzden alanında uzman kişilerden bilgi almak büyük önem taşıyor. Bizler de TUSAF olarak sosyal mecralarda ekmeğin kötülenmesine ve zararlı gösterilmesine karşı bilinçlendirme çalışmaları başlattık. Çünkü ekmek sadece bir gıda ürünü değildir. Ekmek emektir, berekettir, toplumsal hafızamızın ortak değeridir. Ve ekmek bir memleket meselesidir."
Gün boyu devam eden zirvede, açılış konuşmalarından sonra ekmek ve buğday üretiminden beslenme alışkanlıklarına, un sanayisinden tarihsel mirasa kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı. Alanında uzman akademisyenler, sektör temsilcileri ve araştırmacılar, son yıllarda kamuoyunda sıkça tartışılan ekmek tüketimi, katkı maddeleri, beslenme tercihleri ve gıda güvenliği konularını bilimsel veriler ışığında ele aldı.
Etkinliğin ilk oturumlarında fırıncılık ve araştırmacı-yazar kimliğiyle tanınan Hakan Doğan,"Kadim Gıda Ekmek"; başlıklı sunumunda ekmeğin insanlık tarihi boyunca taşıdığı kültürel ve toplumsal değeri anlattı. Fırıncıların yaşadığı sorunları, ekmek başta olmak üzere ülkemizdeki unlu gıdalarla ilgili tanıtım eksikliğini dile getirdi.
ATSO 7. Grup Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Meslek Komitesi Üyesi Türker Aydın, sektördeki
"haksız rekabet" sorununa dikkati çekti. Aydın kayıt dışılıkla mücadele edilerek haksız rekabetin önlenmesinin, kalite standartlarının korunması açısından önemini vurguladı.
Ziraat mühendisi, gastronom ve akademisyen Tangör Tan,"Bir Un, İki Mutfak" başlıklı sunumunda unun gastronomideki yolculuğunu ve farklı mutfak kültürlerindeki kullanımlarını ele aldı.
‘‘UNA SADECE C VİTAMİNİNİ KATILIR’
Gıda mühendisi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer "Unun Yolculuğu" unumunda un üretim süreçleri, katkı maddeleri ve sektöre ilişkin yasal düzenlemeler hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
Geleneksel ve modern üretim yöntemlerini sağlık yönünden karşılaştırdı; söylentilerin aksine ‘‘üretim esnasında una askorbik asit katıldığını, onun da C vitamininin bilimsel adı olduğunu’’söyledi.
‘‘NEYİN NE KADAR TÜKETİLECEĞİ NNEMLİ’’
‘‘Ekmek Zirvesi’’nin konuşmacılarından onkoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, ekmek ve karbonhidrat tüketimi, endüstriyel tarım ürünleri ile sağlık sorunları bağlamındaki iddialara yanıt niteliğinde bilgiler verdi. Prof. Dr. Özdoğan, ‘‘Önemli olan denetim ve neyin ne kadar tüketileceğidir. Endüstriyel tarım olmadan günümüzün beslenme sorunu çözülemez. Endüstriyel tarıma evet, denetimsiz tarıma hayır’’ dedi.
Tıp tarihi ve etik uzmanı Prof. Dr. Ayfer Altıntaş, zirveye uzaktan erişimle bağlandı, Osmanlı döneminde ekmeğin yeri ve tıbbi kaynaklardaki önemine ilişkin bilgiler paylaştı.
‘‘EKMEKSİZ BESLENME VE DİYET OLMAZ’’
Diyetisyen Elvan Odabaşı, "Beslenmede Ekmeğin Gücü" başlıklı sunumunda dengeli ve sağlıkl ıbeslenmede ekmeğin önemli rolü olduğunu, diyet planlarında mutlaka ekmeğe yer verdiğini söyledi.
Araştırmacı-yazar-akademisyen Asuman Kerkez, "Buğdayın Hikayesi ve GDO Efsaneleri" başlıklı sunumunda kamuoyunda sıkça gündeme gelen genetiği değiştirilmiş organizmalar ve buğday üretimine ilişkin yanlış bilinen konuları ele aldı.
Zirvenin son bölümünde ise Antalya’nın köklü gastronomi markalarından 7 Mehmet Restoran’ınüçüncü kuşak temsilcisi Şef Mehmet Akdağ, ";Masanın Patronu: Ekmek"başlıklı sunumuyla ekmeğin Türk mutfak kültüründeki merkezi konumunu anlattı. Ekmek Zirvesi, oyuncu vekomedyen Buse Sinem İren’in sahne performansıyla sona erdi.
Haber: MUSTAFA KAZIM AYDIN