İstanbul İl Başkanlığı seçimlerine ilişkin açılan davada ilk duruşma Silivri Marmara Cezaevi'nde görüldü. Dava kapsamında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın aralarında bulunduğu 10 isimin yargılamasına başlandı. Alınan savunmaların ardından dava 9 Haziran 2026'ya ertlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ilk duruşma yapıldı. Duruşmayı; CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Milletvekileri; Sezgin Tanrıkulu, Umut Akdoğan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, CHP Gençlik kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Eski Milletvekili Rıdvan Budak, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş, Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut ve çok sayıda partili izledi.
İnan Güney: Değişim istedik diye yargılanıyoruz
İddianamenin okunmasının ardından savunmaya geçildi.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, mahkemede verdiği duruşamada şunları söyledi:
"Bu süreçlerin yargılanması demek, Türkiye demokrasisinin yargılanması demektir. Altını çizmek istiyorum: Kongreler ve kurultaylar partimizde yaşanır ve kongre ve kurultaylar kongre salonlarında kalır sayın hakim bey. Orada kazanan ve kaybeden aday el ele tutuşur; kazanan ve kaybeden aday salonu selamlar ve aynı yol arkadaşlığıyla, aynı yoldaşlıkla partimiz için, ülkemiz için çalışmaya, el ele mücadele etmeye devam ederiz. Parti büyüklerimizden aldığımız gelenek bizler için budur.
Ben de İstanbul il kongresi sürecinde Büyükşehir Belediyesi meclis üyesiydim. Parti tüzüğümüz gereği meclis üyeleri kurultay delegesi ya da il delegesi olamamaktadır. Dolayısıyla o süreçte benim de il kongresinde ve kurultayda oy hakkım yoktu. Ancak buradan büyük bir gururla ifade etmek isterim ki iki tane kıymetli adayımız arasında İstanbul il kongresinde değerli yol arkadaşım Özgür Çelik’i destekledim, kurultayda Özgür Özel’i destekledim tüm yüreğimle.
Parti içinde değişim dediğimiz için yargılanmak kabul edilebilir değildir diye düşünüyorum ve bu kongrede, bahse konu İstanbul il kongremizde yargılama gerektirecek bir durum olduğuna inanmıyorum. Yoktur sayın hakim bey.
Hilenin varlığı ispatlanmamıştır. O ses kaydında benim olduğum ispat edilememiştir. Gerçek bir suç unsurunun varlığı ispat edilememiştir. Varlığı belli olmayan bir şeyin yokluğunu ispat etmemizi istiyorsunuz; ben de bunu anlatmaya çalışacağım sayın hakim.
Çelik: Seç im kazanmanın suç olduğu günlerden geçiyoruz
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise savunmasında tüm suçlamaları reddederek şunları söyledi:
"44 yaşıma kadar hiç mahkeme yüzü görmedim, hiç yargılamaya çıkmadım. İl başkanı seçildikten sonra ikinci kez hakim karşısındayım. İl başkanı seçildikten sonra tamamı siyasi olmak üzere üç ayrı davadan 22 buçuk yıl hapis cezası ile yargılanıyorum şu anda. İstanbul İl Başkanı seçildiğim gün, bir gün zaten yolumun mahkeme koridorlarına, buralara düşeceğini biliyordum. Zira CHP’li olmanın, kongre kazanmanın, bir de seçim kazanmanın, başarılı olmanın suç olduğu günlerden geçiyoruz. Belediye başkanlarımızın seçim kazandığı yerlerde halka etkili hizmet etmesinin suç olduğu günlerden geçiyoruz.
Burada olan veya olmayan arkadaşlarımızla birlikte görev süremiz boyunca İstanbul’u 1 milyon oy farkıyla yeniden kazandık ve İstanbul’da 14 olan belediye sayısını 26’ya çıkarttık. İl başkanlığımız döneminde, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’le Türkiye’nin birinci partisi olduk. Ben ve arkadaşlarım, partimizi iktidara taşıyacak bir sürecin İstanbul’daki neferleriyiz. İşte tam olarak burada olmamızın sebebi budur.
Neden buradayız? Çünkü bugün devletin kurumlarını ve kurallarını yok sayan, YSK kararlarını yok sayan, İstanbul’a özel olarak başlamış ama Türkiye’de uygulanmaya çalışılan bir yargı düzeni ile karşı karşıyayız. Onuruyla mesleğini icra eden yargı mensuplarını tenzih ederek söylüyorum: Bu yargı düzeni, Türkiye’nin birinci partisi olduğunda Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı devreye sokuldu.
CHP’li belediye başkanlarını tutuklayarak vatandaşla hizmet yoluyla bağ kurmalarını engellemek. Çünkü CHP Türkiye’de çok sayıda belediye kazandı. Eyvah, şimdi hizmet yoluyla vatandaşla bağ kuracak ve genel seçimde iktidar olacak. CHP’nin cumhurbaşkanı adayını tutuklayıp en güçlü rakibi oyunun dışına itmek. Toplumun gerçek sorunlarının üzerini örtmek. Tarihte ilk defa açlık sınırının altında asgari ücret belirlendi."
Akpolat: İtirafçı olduğum iddianame ile çürüdü
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise savunmasında özetle şunları söyledi.
"İçeride 1 yılı dolduracağım. CHP'de Gençlik Kolları İlçe yöneticiliği yaptım. Çocuk yaşlardan itibaren siyasetin içindeyim. Adaletin yara almamasını savunuyoruz.
Tutuklandığım gün itibarıyla ne sosyal medya paylaşımı yaptım ne demeç verdim.
Hakkımda olur olmaz iftiralar atıldı, gizlilik kararı olan dosyalar hakkında yazılar yazıldı, masumiyet karinesi ayaklar altına alındı. Aile fertlerimiz gözaltına alındı.
Ses kaydında adımız yok. İddianameyi okudum suçlama bulamadım.
Avukatlarıma bana isnat edilen suç ne dedim, avukatlarım da suç bulamadı. Suçum herhalde Özgür Çelik’le yakın arkadaş olmak. İddianameye göre benim suçum kongrede Özgür Çelik’i desteklemiş olmamdır.
CHP’de delegenin özgür iradesini sakata uğratmaya kimsenin gücü yetmez, kimse de müsaade etmez. Ortada bir delil de yoktur.
Bu nedenlerden dolayı üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, içerden çıkmak için konuşanların iftiralarıdır."
DURUŞMA 9 HAZİRAN'A ERTELENDİ
Mahkeme, duruşmaya katılmayan 4 tutuksuz kişinin bir sonraki celsede dinlenmesine karar vererek davayı 9 Haziran 2026'ya erteledi.