Türkiye ve CHP açısından tarihi günler

Türk siyasi tarihi ve devletin kurucu partisi CHP önemli kırılma süreçlerinden birini yaşıyor.
İktidarı 2002 yılından bu yana muhafazakar AK Parti yönetmekte. 24 yıllık iktidarında da devletin tüm kademelerinde tartışmasız hakimiyetini sürdürmekte. 2024 yerel seçimlerinden birinci parti çıkan CHP ise maalesef kriz üstüne kriz yaşamakta. Ve bugün ciddi bir bölünme tehlikesiyle karşı karşıya.
*
CHP'nin yaşadığı krizde Kılıçdaroğlu'nu baş sorumlu tutanlar var. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'i sorumlu tutanlar var. 1970'lerin başında İnönü-Ecevit değişiminde yaşanan İnönü'nün gösterdiği vakurluğu Kılıçdaroğlu'nun göstermediğini ileri sürenler var. Bu düşünceye bir yanıt vermek gerekirse bugünkü olan siyasi gelişmelerde ve liderlerin tutumuyla İnönü ve Ecevit dönemini karşılaştırmak mümkün değil


İnönü 70'lerden önce 1946 yılında ülkeye çok partili sistemin gelmesine vesile olmuş girdiği ilk seçimlerde de birinciliği Demokrat Parti'ye kaptırmıştır. 'Biz kaybettik ama millet kazandı demokrasi kazandı' demiştir. 23'ten 38'e kadar başbakan (kısa aralık hariç), 38'den 50'ye cumhurbaşkanı. 27 yıl ülkenin kaderinde en önemli rolü oynamış İnönü ile Kılıçdaroğlu'nu mukayese etmek İnönü'ye haksızlıktır.
Ecevit'e gelince. O da 72'ye gelene kadar 61-65 arasında Çalışma Bakanlığı yapmış. Bakanlığı sürecinde işçilerin grev ve toplu sözleşme haklarını kullanabilmesine yasal zemin hazırlayan kanunların çıkarılmasında öncü rol oynamıştır. Ülkede iş yaşamında devrimdir. 70'lerin başında ise İnönü liderliğindeki CHP, Deniz Gezmiş'lerin idamını engelleyemediği gibi CHP içinden destek olanlar olmuştu. İnönü bunlara da engel olamamıştır. Ayrıca Başbakan Nihat Erim de CHP kökenli idi ve CHP'li bakanlarda vardı hükümette. Bülent Ecevit bu süreçte hepsine muhalefet etmiştir. Sonrasında da sol muhalefeti arkasına alarak İnönü'yü devirmiştir. Bugün Özgür Özel'i de 70'lerin başındaki Ecevit ile kıyaslamaya kalkmak Ecevit'e haksızlık olur. Ortada ne İnönü var ne Ecevit var. O günlerde ayrıca bir de tartışmalarda fikirlerde vardı. Bugün fikirsel bir tartışma da yok. Şu isim, bu isim. Bir ideoloji var mı? Tartışmalı. Aldığın İBB'de de ortaya çıkan tartışma yaratan ilişkiler. Partinin üst kademesinin akçeli işlerle anılması.. Kötü bir durum. Tüm bunlara rağmen bugün CHP'ye yönelik gelişen süreci de asla küçümsememek gerekiyor. Başlıkta da vurguladığımız gibi Siyasi tarih açısından çok önemli günlerdir, tarihi günlerdir. İsimler bir yana CHP açısından Türkiye açısından gelecek dönemin şekillenmesinde en önemli kırılma sürecidir.
*
Tüm bu gelişmeler ışığında CHP'nin bölünme ihtimali yoğun bir şekilde tartışılıyor. Evet bölünebilir. Kılıçdaroğlu ekibinin Özel'i bilmem ama İmamoğlu ekibi ile karşı karşıya geleceği çok açık. Zaten İmamoğlu yerel seçimlerde; Kılıçdaroğlu'nu kurultayda desteklemiş, İstanbul İl Başkanlığı seçiminde Canan Kaftancıoğlu ekibini kim desteklemiş ise hiçbirini belediye başkanlığı meclis üyeleri listelerine sokmamış ve o ekibi tasfiye etmişti. Şimdi yönetimi alan tasfiye edilenler bunun karşılığında İmamoğlu'nun yaptıklarına onay mı verecekler? Mümkün değil. Zaten ihraç edileceklere ilişkin isimlerde kamuoyuna yansımaya başladı. Ali Mahir Başarır, Veli Ağbaba, Özgür Karabat, Turan Taşkın Özer, Gökan Zeybek, Burhanettin Bulut'un isimleri teleffuz ediliyor. Bunların ihracı demek partinin bölünmesi demek olur. Ayrıca başta İmamoğlu olmak üzere tutuklu bulunan başkanların da 'Aklansın da gelsin' denilerek üyeliklerinin askıya alınabileceği de ileri sürülüyor. Bütün bu öne sürülen beklentiler, iddialar ki gerçekleşme olasılığı yüksek partiyi bir arada tutmak için engel.
*
Yeni parti kurulacak mı? Bilmiyoruz. Hazır deniyor. Kurulur deniyor. O'nun da riskleri büyük. Mesela bölünme olduğunda bir çok belediyede meclis üyeleri arasında da bölünme olacak. Baskın seçim olmaz ise (ki olması yüksek) daha yerel seçimlerin yapılmasına üç yıl var. CHP belediye meclisinde çoğunlukta olduğu belediyelerin bazılarında çoğunluğu kaybedecek. Büyükşehir Meclislerinde çoğunluğu kaybedebilir. Yönetimsel olarak yeni ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilir. Zaten sıkıntıdan kurtulmak için, sık sık AK Parti'ye geçen başkanlar oldu, bunlara yenileri eklenebilir. Velhasıl zorunlu gibi görünüyor ama o da kolay değil.
*

Tekirdağ'daki bölünme


Bu hafta sonu ve Haziran başı CHP için tarihi önemde gelişmelere vesile olacak günler. Türkiye içinde. Tabi bu süreçte yeni yönetime ilişkin merkezi ve yerel düzeyde de çok büyük değişimler olacak. İstanbul'da önemli değişiklikler olabilecek. Trakya'da olabilecek.
Trakya demişken hatırlatmak isterim. Trakya'da tek büyükşehir'in olduğu Tekirdağ'da ciddi bir bölünme var. Milletvekilleri; Faik Öztrak ve Nurten Yöntar; Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Malkara Belediye Başkanı Varol Türel,Saray Belediye Başkanı Abdul Taşyasan Özel yönetimine direkt destek verenler arasında yer almadı.
Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Milletvekilleri Cem Avşar ve İlhami Özcan Aygün, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Malkara Belediye Başkanı Nergis Öztürk, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var Özel'e destek verdi. Tekirdağ da İl Başkanı Cenk Boduç'un görevden alınacağına da kesin gözüyle bakılıyor. Özetle Tekirdağ'da büyük bir bölünme olduğu gün gibi açık.

*

İstanbul'un yanıbaşı böyle. İstanbul'u artık siz düşünün. Düşünün çünkü değişimi tetikleyen İl Başkanlığı seçimi sürecinde Kaftancıoğlu karşısında yer almış ekiplere destek olan Erdoğan Toprak artık yeniden Kılıçdaroğlu'nu destekler olmuş. Özgür Karabat ile son günlerde Aziz İhsan Aktaş tartışmasında karşı karşıya..
Dedik ya bu hafta sonu ve Haziran başı çok önemli gelişmelere sahne olacak. Bayram sonrası ayrıntılar ortaya çıkacak bizler de bunları yazacağız.
Bu vesileyle bayramınızı kutlar sağlıklı esenlik dolu günleriniz olmasını dilerim.