Silivri Meclisi’ne hiç yakışmadı!

Pandemi sonrası  Silivri Belediye  Meclisi ikinci toplantısınıda yaptı.. Birinci  meclis toplantısı üzerine  ‘Ak Parti’nin dönüşü” başlıklı yazı yazdık.. Maalesef ikincisi için de yazı yazmak durumunda kaldık. Maalesef diyoruz ;,çünkü bir belediye meclis kürsüsünden sarf edilmeyecek sözler mecliste yankılandı,  Ana Muhalefet grubu  CHP  üyeleri meclisi terk etmek durumunda kaldı. Ve görüşmeler sonucunda iknayla geri döndü.

.....

Bu yazının  başlığı  ‘Silivri Meclisi’ne hiç yakışmadı”’  olmayabilirdi. Çok farklı, çok daha anlamlı başlıkları olabilirdi, aklımıza da geldi. Ama sorumluluk her aklına geleni yazmak değildir. Neyi yazıp neyi yazmayacığını bilmektir sorumluluk.. Atafatlı, şatafatlı, okurun dikkatini çekerim, konuyu daha iyi özetler diye her aklınıza geleni yazmak sorumsuzluktur.  Zaman zaman hatırlatırım, üniversitede eğitime başladığımda  ilk hukuk derslerimizden birinde bir profesör hocamız, “ Gazetecilik öyle bir meslektir ki;  attığınız virgülün,  koyduğunuz noktanın hesabını on yıl geçse de vermek zorunda kalabilirsiniz!” demiş ve bu söz kulağımıza küpe  olarak asılı kalmıştır..

.....

Şimdi bir soru. ? Meclis üyelerine ve Silivri Meclisi’ni izleyen herkese..

-MHP Grubu adına konuşan Avukat  Sayın Sultan Aşkın, konuşmasında CHP’ye övgüler mi dizmiştir, yoksa eleştirmişmidir?

Benim yanıtım:

-Çok güzel  eleştirmiştir. Çok ta etkili sözler sarf etmiştir. Yanıtlarının çoğu CHP Grubu Sözcüsü Sayın Süheyl Kırkıcı’nının eleştirilerine yanıttır.  Yani Aşkın’ın yanıtları; önceden kurgulanmış, hazırlanmış yanıtlar da değildir. Spontonedir. Anlık gelişmelere yönelik anlık yanıtlardır. Vizyon nedir? Sorusuna arka arkaya  verilen yanıtlardır bir icraatı savunmak.  Kimseye hakaret  etmeden de insan fikrini ortaya koyabilir, karşısındakini eleştirebilir.

Şimdi siz  Sayın Aşkın’ın CHP Grubunu eleştirmediğini söyleyebilirmisiniz?  Var mı söyleyecek olan?

Peki arkadaş, CHP grubu AK Partili Sayın Ömer Tekin’in konuşmasına verdiği tepkiyi neden  Sayın Sultan Aşkın’a vermedi.

Niye protesto etmedi Aşkın’ı?

Denilebilir ki ; "Sultan hanım’ın işi bu.. Avukat ve savunmayı biliyor.."

-Evet biliyor...

Bu yukardaki yanıtlar hem MHP grup sözcüsünün konuşmasına ilişkin bir değerlendirmedir, hem de  Sayın Tekin’in konuşmasıyla ilgilidir.

Özetle,  rakibine yanıt vermek için meclis kürsüsünden hiç kimseye ‘Küstah’ ya da ‘Saygısız’ diyemezsin. Bir gruba yönelik olarak, ‘Vicdanın olacak ’, ‘Aklını kiraya vermemiş olacaksın ’ vb.  genelleme yaparak suçlama yapamazsın... Olmaz.. Meclis üyesine de yakışmaz, Meclisin saygınlığına da..

.....

CHP Grubuna gelirsek;  CHP grubunun işi orada çıkıp rakip belediye başkanı icraatlarına övgüler dizmek değildir.  Doğal olarak eleştiriecek, yeni öneriler getirecek,  eksiklikleri dile getirecektir. CHP Grup Sözcüsü Sayın  Süheyl Kırkıcı biraz uzun tutması dışında bunu da başarıyla yerine getirmiştir.  Meclisi terk etme kararları doğrudur..Geri dönmelerindeki Sayın Volkan Yılmaz’ın ikna kabiliyetini de tebrik ediyorum. 

CHP Grubunun yaptığı eleştirilere gerek Başkan Sayın Volkan Yılmaz , gerek se MHP grup sözcüsü Sayın Sultan Aşkın da yanıtlarını vermişlerdir.

Ancak  Yılmaz’ın tartışmalar sürerken CHP Grup Başkanı   Kırkıcı’ya sarf ettiği bir iki sözün altını çizmek istiyorum.

-“Süheyl Bey , meclis üyesi fikrini kürsüde söyler. Siz de grup başkanı olarak çıkar yanıt verirsiniz. Meclisi terk etmek olmaz”

Zannediyorum Sayın Yılmaz, tartışmanın içeriğini ya tam takip edemedi, ya da spontone yanıt olarak o anda aklına gelmedi. Çünkü meclis kürsüsünden  bir parti mensuplarını kast ederek ‘Vicdansız’ ‘Aklını kiraya vermiş’ olmak gibi suçlamalar,  ‘Küstah’ gibi kelimeler kullanmak fikir beyan etmek değil, hakarettir. Bunlara kürsüde ne yanıt verilebilir ki?

Son bir değerlendirmede Meclisi yöneten sayın Filiz Baş Güler  hanıma.. Evet uyarmaya çalıştı. Ama daha etkin olmalıydı..Biraz geç kaldı. Geç  kalmasa etkin olsa, meclisi terk  etme olayı gerçekleşmeyebilirdi.

.....

Neyse hata insana mahsustur. Herkes, hepimiz zaman zaman hata yaparız. Önemli olan bunu anlamak ve gerektiğinde bunu ifade etmek te anlamlıdır. Sayın Tekin de sonuç itibariyle  ‘Üzüntülerini’ ifade etmiştir..

Kürsülerinden; ders verici, öğretici, bilgilendirici, yürek ferahlatıcı , birleştirici, paylaşımcı, saygılı, yol gösterici seslerin yankılandığı meclis toplantılarını

çok ama çok daha sevdik.   Biline..

Ayrıca Silivri halkı da bu toplumda buna layıktır..

Sağlıkla kalın, saygıyla kalın efendim!..