Neden bizim topraklarda masallar hep kötü bitiyor?

Dört mevsimi birden yaşadığımız bir haftadan merhaba sevgili “Dünlük”… Geçen hafta çığlığım boğazımda asılı kalmıştı. Hala orada o çığlık. Nasıl düzelsin ki… Daha bugün 17 yaşındaki bir -bence çocuk- genç kız, imam nikahıyla evli olduğu ama ayrı yaşadığı erkek tarafından bildiğin katledildi. 16 yerinden bıçaklanarak… 5 aylık hamileydi. Karnındaki bebeği de öldü. Bu nasıl bir kindir ki, o bıçağı tam on altı kere saplamış hamile vücuda… Benim aklım, vicdanım almıyor. Babası, kızına şiddet uyguladığı için yanına aldığını, şikayetçi olduklarını söylemiş. Ama yine hiçbir şey yapılmamış! Katil, sırf canı istediği için bir canı canice alıvermiş!

İlk gördükleri kendilerine azıcık ilgi gösteren karşı cinse duygularını hemen aşk, büyük sevda sanıp gidiyor genç kızlar. Büyük ihtimalle etrafta gördükleri de erken yaşta evlenenler. Hasbelkader mutlu olan bir iki çift görünce kendilerini de o prenses masalında yaşayacak sanıyorlar. Ancak masalın cadısı görünmekte acele etmiyor. Ve masallardaki gibi sevdiğinin öpücüğüyle uyanmayıp sevdiğini sandığı kişinin bıçak darbeleriyle ölüyorlar. Bizim buralarda masallar hep kötü bitiyor!

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılan İstanbul Sözleşmesi eğer uygulansaydı, belki bu genç kız yaşıyor olacaktı. Hatta TCK’daki maddeler ataerkil bir yapıda düşünmeyen kanun uygulayıcılar tarafından tam anlamıyla uygulansa, yine de yaşıyor olabilirdi. Ama şimdi bu katil erkek, kravat takacak duruşmalarda… “Kıskandım” diyecek… Belki “Beni aldattı” diyecek. Tabii ölüler konuşup kendisini savunamaz! Kanun uygulayıcılar da yaşayan katil erkek doğru söylüyor diye düşünecekler. Az bir ceza yatıp çıkacak. Yeni birini tanıyacak o katil erkek… Yeni birini kıskanacak… Yeni birini öldürmek için nedenlerini sıralayacak… Kendisini haklı görecek. Bu kısırdöngü böyle sürüp gidecek.

Geçen hafta twitter’da gördüm. Bir avukatın müvekkili, “Hazır İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmışken benim şu taciz davasını da kaldırtırsın artık” demiş. Sözleşmeden çıkmanın, tacizi, tecavüzü, cinayetleri haklı hale getireceğini düşünen sürüyle erkek var. Hatta birçok kadın!

12, 13 yaşındaki çocukların izlediği milyoner youtuber’lar kadınların attığı twitler üzerinden adice taciz içeren videolar çekip yükleyebiliyor. Her dediklerini doğru sanan takipçileri de onun gibi olmaya çabalıyor. Çünkü o, aptal saptal videolarla çok zengin olmuştur. Herkes onu tanımaktadır. Okuyup büyük icatlar yapıp fakir dolaşmaktansa iki video çekip ona buna taciz videoları yükleyip meşhur olmak daha kolaydır!

Bu hafta daha güzel, yumuşak konular yazmak istiyordum. Öğrendiğim küçük ama işe yarar bilimsel buluşlardan bir derleme yapacaktım. Ama gündem buna müsait değil. İnternette Can Yücel’in sözleri olarak dolaşan bir cümle var. Onun mu değil mi tam bilmiyorum. Ama yazıyı bitirmek için çok uygun geldi: “Bu memleketin jeopolitik konumu küfürsüz yaşamaya uygun değil.”