TÜRKİYE

Mesele kişilerden çok büyüktür

Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, "Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, millet iradesini ve birlikte yaşama kültürünü savunmanın, her türlü kişisel hesabın üzerinde olduğuna inanıyorum."dedi.

Erhan KIZILYAR

*

Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; demokrasi, hukuk, millet iradesinin önemine dikkat çekti. Çebi,"Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, millet iradesini ve birlikte yaşama kültürünü savunmanın, her türlü kişisel hesabın üzerinde olduğuna inanıyorum'dedi.
Çebi'nin açıklaması şöyle:
Hayatta öyle anlar vardır ki, insan sadece olup biteni izleyemez. Çünkü bazen sessiz kalmak da bir tercihtir; bazen konuşmamak da tarihe düşülen bir nottur.

Son yıllarda yaşadıklarımızı düşündüğümde kendime hep aynı soruyu soruyorum: Biz gerçekten nasıl bir ülke olmak istiyoruz?

Sandıkta tecelli eden iradenin sürekli tartışıldığı, seçilmiş insanların görevlerinden uzaklaştırıldığı, uzun yargı süreçlerinin siyasetin merkezine yerleştiği, toplumun her geçen gün daha fazla kutuplaştığı bir düzen hepimizin içine siniyor mu?

Bu soruların cevabını sadece siyasetçiler değil, bu ülkenin geleceğine inanan herkesin vicdanı vermek zorundadır.

Çünkü mesele artık kişilerden çok daha büyüktür.

Mesele; hukukun herkese aynı mesafede durup durmadığıdır. Mesele; milletin sandıkta verdiği kararın gerçekten korunup korunmadığıdır. Mesele; farklı düşünen insanların kendini özgürce ifade edebildiği bir ülkeye sahip olup olmadığımızdır.

Demokrasi, sadece seçim kazanıldığında alkışlanan bir kavram değildir. Asıl demokrasi, zor zamanlarda da ilkelere bağlı kalabilmektir. Hukuk da yalnızca bizim için çalıştığında savunulacak bir değer değildir. Gerçek hukuk, herkes için eşit olduğunda anlam kazanır.

Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:

Yarın çocuklarımız bize bu dönemi sorduğunda ne anlatacağız? Yaşananları sadece izlediğimizi mi? Yoksa inandığımız değerlere sahip çıkmaya çalıştığımızı mı?

Ben, insanın geriye dönüp baktığında pişman olmayacağı bir hayatın peşindeyim. Makamlar gelir geçer, ünvanlar değişir, siyasi dönemler kapanır. Ama insanın vicdanıyla kurduğu bağ ömür boyu sürer.

Bu yüzden bugün de yarın da, hangi şart altında olursa olsun; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, millet iradesini ve birlikte yaşama kültürünü savunmanın, her türlü kişisel hesabın üzerinde olduğuna inanıyorum.

Çünkü gün gelir herkes yaptığı görevle değil, gösterdiği duruşla hatırlanır. Ve ben, geriye dönüp baktığımda sessiz kalmış olmayı değil, vicdanımın sesini dinlemiş olmayı hatırlamak istiyorum.'