‘‘Köprüden geçemiyom!..’’

Satacak fabrika, yüksek para getirecek arazi kalmayınca, iktidarımız elde kalan köprüler ile
paralı yolların satışına karar vermiş. Satış haberi ilk olarak Bloomberg’te, ‘‘Boğaz köprülerinin
özelleştirilmesi için EY'e (Ernst & Young LLP) yetki verildi’’ diye yayımlandı. Başlığın altında
şu bilgiler verildi:.
‘‘Bloomberg;in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, hükümet, İstanbul(un
simgesel iki köprüsü ve bir dizi otoyolun milyarlarca dolarlık özelleştirme sürecini yönetmesi
için Ernst & Young LLP'yi yetkilendirdi. Londra merkezli şirket, İstanbul';un Avrupa ve Asya
yakalarını birbirine bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet
Köprüsü'nün yanı sıra en az dokuz ücretli otoyolun işletme haklarının satışında hükümete
danışmanlık yapacak.’’
Aslında Bloomberg, bu satışın hazırlığını geçen yıl eylül ayında duyurmuştu. Haberde satışın
‘‘Mehmet Şimşek'in projesi’’ olduğu, köprü ve otoyolların satılması için Özelleştirme
İdaresi’nin yatırım bankalarına teklif istendiği belirtilmişti.
Ancak İletişim Başkanlığı hemen konuya el atıp haberi yalanlamış, şu açıklamayla da
ufkumuzu açmıştı:
‘‘Son günlerde bazı basın organları ve sosyal medya hesaplarında ‘15 Temmuz Şehitler
Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve ülke genelinde otoyollar satılıyor’ iddiası dolaşıma
sokulmuş, bu iddialar kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir dezenformasyon kampanyasının
parçası olmuştur.
Doğrusu; otoyol ve köprülerin ‘satışı’ hukuken mümkün değildir. Mülkiyet devlette kalmakta
olup, yalnızca belirli süreyle işletme ve bakım hakkının özel sektöre devri söz konusu
olabilmektedir. Bu uygulama da mevcut hükümet dönemine özgü değildir.’’
Sanırsın ki İletişim Başkanlığı yönetimi dışındaki herkes saf, salak, kara cahil; köprü ve
otoyollar satılınca tapu devri olacak, satın alanlar canlarının istediğini yapacak diye biliyor.
Evet…
Yapılacak olan, işletme ve gelir devri.
İlk uygulama 1980’lerde olmuş, ‘‘gelir ortaklığı senetleri’’ çıkarılarak, vatandaşlara satılmıştı.
Geçiş ücretleri cep yakıp cüzdan patlatan seviyeye çıkarılmadan, vatandaşın küçük
birikimleriyle yeni altyapı yatırımlarına kaynak sağlanmıştı.
Mevcut iktidarın gizli kapaklı denilebilecek bir görüntüyle bu işe kalkışması, hele de işin
başında yalanlama yoluna gidilmesi biraz mide bulandırıyor. ‘‘Yerli’’ci ve ‘’milli’’ci söylemleri
dilden düşürmeyenlerin satış için neden yabancı şirket yetkilendirdiği de ayrıca yanıtlanması
gereken bir soru.
Bir de ‘‘aynası iştir kişinin’’ deriz ya… YİD (yap işlet devret) modeliyle yapılan geçiş garantili
körü ve otoyollar, yolcu garantili havalimanları, hasta garantili hastanelerin getirdiği yük
ortada…
Buradan nasıl bir bindirme çıkacak? Milletin malı millete satılıp ücretler makul mu kalacak,
yoksa birilerine ‘‘garantili’’ kıyak mı yapılacak?
Sonra…
‘‘Köprüden geçemiyom/ Vazgeçtim seçemiyom’’ deyiverir ahali…
mustaydn@gmail.com