KİT’lerden Meclis’e pusula oyunu

CHP’ye operasyonları, NATO olayları derken arada kaynadı gitti ama anımsatmakta fayda
var…
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, 18 Mayıs Perşembe günü, Suudi
Arabistan ile imzalanan enerji anlaşması görüşülüyor.
Genel Kurul’u Meclis Başkanvekili Pervin Buldan yönetiyor. Görüşmeler tamamlandıktan
sonra oylamaya geçiliyor. Hem elektronik olarak, hem başkanlık kürsüsüne pusula
göndererek oy verilebiliyor.
600 kontenjanlı Meclis’te fiilen görevli 592 milletvekili var. Bu kanunun oylanması için en az200 milletvekilin toplantıya katılması, en az 151 milletvekilin ‘‘evet’’ oyu vermesi gerekiyor.
Kullanılan oy sayısı 165’te, ‘‘evet’’ler 147’de kalıyor.
Salondaki 165’in çok altında milletvekili bulunduğu dikkatini çekmiş olmalı ki, İYİ Parti Grup Başkan Vekili Turhan Çömez,"79 tane pusula var, bu 79 kişinin isimlerinin tek tek okunmasını talep ediyoruz’’ diyerek, Başkanvekili Buldan’dan pusula incelemesi istiyor.
Bu istek üzerine pusula incelemesi yapılıyor.
Sıkı durun!
İnceleme sonunda, pusula gönderenlerden salonda sadece üç AKP’li vekilin bulunduğu, 76
pusulanın salonda olmayan milletvekilleri adına verildiği belirleniyor.
Birinci oylamaya katılım 165’te, ‘‘evet’’ler 144 oyda kaldığı için oylama yenileniyor. Ancak ,ikinci oylamada da toplantı yeter sayısı olan 200 vekil bulunamadığı belirlenince, sözleşme oylaması geçersiz sayılarak genel kurul kapanıyor...
Toplumsal hayatımızda başkasının yerine işlem, aslında yeni değil.
1970 ortalarında, Tekel, Sümerbank gibi ‘‘Kamu İktisadi Teşekkülleri’’ (KİT) olarak bilinen kuruluşların fabrikalarına parti yandaşları doldurulunca, ‘‘başkasının yerine kart basma’’ olarak bu işler başlamıştı… Adam işe gitmek yerine puantaj kartını bir arkadaşına veriyordu.
O arkadaş iki kartı da giriş ve çıkışta, mekanik kontrol makinesine sokup saat bastırıyordu.
Maalesef bu gidişat nedeniyle bazı kurumlar yatırım yapamaz, hatta personel parasına
yetişemez oldu ve KİT’lere ölümcül darbenin zeminini hazırladı.
Aynı ahlaksızlık-yolsuzluk, günümüzde ‘‘bankamatik personel’’ olarak karşımıza çıktı. İş
yerine kart gönderip okutma zahmetine bile girmeden, ATM’den maaşı çekerek, yan gelip
yatanlar için kullanılıyor.
Gelinen son nokta; salona bile girmeden oy kullanan milletvekili profili.
Şaşırmalı mı?
‘‘Anasına bak kızını, tarağına bak bezini’’ derler ya... Suda ya da aynada yansıma gibi bir şey…
mustaydn@gmail.com