DURSUN’UMUZU KAYBETTİK

İçim yanıyor.

Kardeşten öte bir dostumu, bir arkadaşımı kaybettim.

Dursun’umuzu kaybettik.

Meş’um haberi, sabah saatlerinde dayısının oğlu Zümrüt Bayram’ın facebook’taki paylaşımı üzerine aldım ve kahroldum.

Yıllar önce iki kardeşini toprağa vermiş olan bir insan olarak, benzer bir acıyı yeniden yaşıyor gibiyim.

Kederim, göz yaşlarıma eşlik ediyor.

O’nunla o kadar derin bir hukukumuz vardı ki, en yakınlarımla paylaşamadıklarımı O’nunla paylaşir, gülen yüzü ve esprili sözlerinden neşe ve ferahlık alırdım.

Bundan sonra kiminle dertleşeceğim, kiminle güleceğim.

Aydın ve entelektüel bir insandı. Sohbetlerinden ve pek  çok konudaki vukufiyetinden haz alarak dinlerdim.

Okuduğu kitapların sayısını bilmiyorum. Ama, çok okuyan bir insandı.

Bilgi dağarcığını, hoşgörüsünü, sevecenliğini, bütün güzel hasletlerini o kitaplardan alırdı.

İnsan olan herkesi sevdi.

Kimse hakkında kötü konuştuğuna şahit olmadım.

 Meselelere hep iyi tarafından bakardı.

Cumhuriyete, onun değerlerine bağlı aydın bir insandı.

Ülkesini, hele de bir zamanlar Belediye başkanlığını yaptığı Horasan’ı ve Horasanlıları çok severdi.

 Horasan da, Erzurum da O’nu pek sevdi.

 Geleceğe dair ümitleri vardı.

2023’ü birlikte bekliyorduk. Ne yazık ki o göremeyecek.

Erzurumluların hoca Nasreddin’iydi.

Daima gülen, güldürmesini bilen bir değerdi.

Dostları olan bizler O’nu çok arayacağız.

Değerli eşi Safiye hanımefendiye, kızları Miraç ve Nur’a, torunu Miray’a, dostları Mehmet Nuri Yılmaz’a, Fevzi Budak’a, Faruk Terzioğlu’na, Zümrüt Bayram’a ve daha nicelerine başsağlığı diliyorum.

Sağlık sorunlarım nedeniyle son görevimi yapamayacak olmamdan ayrıca büyük üzüntü duyuyorum.

 Yeri kolay kolay doldurulamayacak olan Dursun’umuza Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekânı cennet olsun inşallah.