Eskimeyen Yazılarım
BU DÜNYA BİR ‘İVAN’ GÖRDÜ
*
“Korkunç İvan” lakabıyla tarihe geçen Rus Çarı İvan Grozni, (...) “Ben kilisenin de başıyım.” diyor ve Tanrı’nın, İsa Mesih’ten sonra dini yeniden canlandırmak için kendisini gönderdiğini söylüyordu.
Bugün Moskova’da çok renkli soğan kuleleriyle ünlü, her gün yaklaşık iki bin turistin gezdiği Saint – Basile (Aziz Vasili) Katedrali’ni Korkunç İvan yaptırdı. Böylece, kazandığı büyük bir utkuyu (!) anıtlaştırmış olacaktı; hepsini kılıçtan geçirdikleri Kazan Tatarları’nın kadınlarına topluca tecavüz edip mallarına el koymuşlardı.
Bu arada, aynını bir daha yapamasın diye, katedralin İtalyan mimarının gözlerini kör ettirdi.
Ama, “korkunç” lakabını hak etmesine bu kadarı yeterli değildi!
CANAVARLIKLARI
Gelininin sarayda iç çamaşırlarıyla gezmesine izin verdiği için tartıştığı öz oğlunu, başına sopayla vura vura öldürdü. (Rus ressam İlya Replin, 1580’de yaptığı “İvan Grozni ve oğlu İvan” tablosunda bu olayı canlandırdı. Bir tarihsel utancın simgesi resim, Moskova’daki Tretyakovski Galerisi’nde sürekli sergileniyor.)
Bitmedi…
İvan, başpiskopos Leonid’i köpeklere attı. Sekiz prensten birini diri diri yaktı, yedisini baltayla lime lime etti. Yedi karısından beşini zehirleterek öldürttü. Kuzeni, baldızı ve teyzesini nehre attırıp boğdurttu.
Vahşette sınır tanımıyordu. Huzuruna çıkan Avrupalı elçilerin, kendi örf ve âdetleri gereği çıkarmadıkları şapkalarını kafalarına çiviletiyordu.
Bir gün satranç oynarken aniden öldü. Uzun yıllar sonra 1960’ta yapılan otopside, kemiklerinde cıva kalıntısı bulundu. Kimi kaynaklara göre, yemeğine cıva katılarak zehirlenmiş, kimilerine göreyse baş ağrısı sağaltımı için cıva kullandığından ölmüştü.
Ünlü Rus sinema yönetmeni Sergey Ayzenştayn (1889 – 1948), Korkunç Ivan’ın yaşamını üç filmlik seri olarak tasarladı (1944). Ama, dönemin Rus lideri Stalin, yarası çok olduğu için gocunduğundan, ‘kötülük’ göndermelerini üzerine alınıp ikinci filmi yasaklayınca Ayzenştayn üçüncüyü çekemedi.
Çok genç yaşta tahta çıkmış olan İvan için Rıyazan Üniversitesinden, Rus Tarihi Profesörü Alla Sevastiyanova şöyle diyecekti:
“Bu çocuk, insanların kendisine baş eğdiğini, kendisini yücelttiklerini fark etti. Fakat aynı zamanda kendisine saygı duymadıklarını da anlamıştı. Bu zıtlık, hiç kimseye güvenmeyen son derece karmaşık bir kişiliği şekillendirdi. Emin olduğu tek şey, kendisinin yeryüzündeki Tanrı olduğuydu.”
Korkunç İvan, din bağnazlığının insanı nasıl insanlıktan çıkardığının tarihteki en yabanıl, en kanlı, dolayısıyla da en ibret verici kanıtıdır.
(28 Ağustos 2019)