AŞI OLUN LÜTFEN!

Günler derken, yıllara döndü bu covit denen hastalıkla mücadele etmekle geçen zaman. Bir sonu olmalı diye düşünüyoruz, eski yaşantımıza dönebilecekmişiz umuduyla, gelmiyor o son.

Aşının varlığı ve yokluğunu tartışırken, şimdi olup olmamayı tartışmak bir ilerleme olarak düşünülebilir mi? Hayatlarımızı çalan, sevdiklerimizi bizden alan bir hastalıkla nasıl baş edeceğiz?

Aşı olmak istemeyen dostum, arkadaşım, yakınım, uzağım…bir başkasının hayatını yaşanmaz kılma hakkını kendinde nasıl buluyorsun?

Komşum geçen gün 3. aşısını oldu. Aşıdan geldikten sonra, covite yakalandığını öğrendi. Meğer, çocukları hastalığa yakalanmış birkaç gün önce, o da toruna bakmak için yanlarında kalmış, hastalık ona da geçmiş farkında değil. 4-5 gün sonra ortaya çıkıyor belirtileri.

Evet, 2 doz aşı olmak da yakalanmaya engel değil görüldüğü gibi. Ama evde karantinada, hafif geçiriyor, birkaç güne kadar birşeyi kalmayacak. Peki ya aşı olmamış olsaydı? Bu kadar kolayca atlatabilecek miydi? Bence hayır, tansiyon hastası, başka rahatsızlıkları da var, düşünmek bile ürkütücü.

Aşı olmayan sizler, bu hastalıkla sadece kendinize zarar vermiyorsunuz, etrafınızdaki insanlara da zarar verme ihtimalini taşıyorsunuz.

Bir pandemi döneminde, aşı olmamak, maske takmamak “Kişisel özgürlüğümdür” deyip geçilecek bir konu değildir. Zira kişisel özgürlük alanı biliyoruz ki, başkasının alanına girildiğinde biter.

Aşı olun, kalabalık alanlarda maske takın lütfen.