banner128

Salgın ve açlığa ‘yeşil reçete!’

Antalya Tarım Konseyi’nin düzenlediği toplantıda, doğayı tahrip sürdükçe salgınların ve açlık tehlikesinin kaçınılmaz olduğu; çözümü için ‘‘yeşil kalkınma’’ya dönülmesi gerektiği belirtildi.

Antalya Ticaret Borsası’nın başkanlığında faaliyet gösteren Antalya Tarım Konseyi, “Antalya Tarımında İklim Değişikliği ve Tarımsal Ticarete Etkileri” konulu söyleşi düzenledi. Online olarak gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü Galip Umut Özdil yaptı. Toplantıya Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ekonomi ve Yatırım Danışmanı Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Karapınar ile Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Levent Kurnaz konuşmacı olarak katıldı.

DOĞAYI TAHRİP ETTİKÇE HASTALIKLAR ARTIYOR

FAO Ekonomi ve Yatırım Danışmanı Doç. Dr. Barış Karapınar, salgın hastalıkların çoğunun kaynağının hayvanlar olduğunu bildirirken, doğa tahribatını azaltmazsak daha tehlikeli bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya olduğumuzu söyledi. Birleşmiş Milletler’in çölleşme ile mücadele çerçevesinde yaptığı bir çalışmada COVID sonrasında tarım sektörünün sosyoekonomik değişiminin ele alındığını belirten Karapınar, COVID’in temel nedenlerinden birinin insan doğa ilişkisi olduğuna dikkat çekti. 1940’lardan 2004’lere kadar 335 yeni hastalığın ortaya çıktığını, bunun yüzde 60’dan fazlasının hayvandan insana bulaştığını belirten Karapınar, şu uyarı ve önerilerde bulundu:

- “İnsan doğayı tahrip ederek kendi amaçları için dönüştürmüş. İnsan doğaya girdikçe yaban hayatıyla etkileşimi artıyor. Bu da salgın hastalıkların bulaşma riskini artırıyor. Son dönemde ortaya çıkan SARS, MERS, HIV, COVID gibi hastalıklar hayvandan insana bulaşan hastalıklardır. Doğayı tahrip ettikçe daha büyük hastalık ve felaketlerle karşı karşıyayız.

- 2050’lerde insan eli değmemiş toprağın oranı yüzde 10’a kadar inecek. Demek ki COVID gibi hastalıklara daha fazla maruz kalacağız. Bir sonraki hastalık bundan daha yoğun ve riskli bir hastalık olarak karşımızsa çıkabilir.

KRİZİN ÇÖZÜMÜ YEŞİL PAKETTE

- COVID nedeniyle 100 milyondan fazla insanın gıda krizi yaşamaya başladı. Bunun nedeni, gıdanın olmaması değil, işsizlik, yoksulluk ve gıda fiyatlarının artmasından kaynaklı erişimdeki sıkıntı.

- Tarım sektörünün iklim değişikliği ve COVID sonrasında ciddi bir dönüşüme ihtiyacı var. Krizin çözümü yeşil paketlerde. AB, krizin çözümü için yeşil kalkınma paketine 1.8 trilyon Avro’luk bütçe ayırdı, gelişmekte olan ülkeler de kendi yeşil paketlerini açıkladı.

- Bu krizden çıkışın yolunu yeşile yatırım, sürdürülebilirliğe yatırım olarak ele alınıp, buna yönelik yatırım paketlerini açıklayan ülkeler var. Paris Anlaşmasını onaylamayan 6 ülkeden biriyiz. İklim değişikliği kırılganlıkları yüksek olan bir ülke olarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeliyiz.

TARIMIMIZ DÖNÜŞÜME HAZIR OLMALI

- Yenilenebilir enerjiden, sulamaya, ürün deseninden, dönemsel olarak üretilecek ürünlere, gübre stratejisinden ilaçlamaya kadar pek alanda önlem alınabilir. Uyum sağlayan çiftçi, sağlamayanlara göre yüzde 20-25 verim artışı yaşayacak. Çiftçiyi eğitip, altyapısına destek olmalıyız. Çiftçiyi uzun vadede talebi artacak ürünlere yönlendirmeliyiz. Ekolojik koşullara en uygun ürünler için yatırıma yönlendirilmeliyiz

- Toprak karbonu tutan doğal bir ekosistemdir ve karbon tutan toprak da daha verimli olur. Toprağı doğru kullanarak iklim değişikliğiyle mücadele edebiliriz.

- Tarım ve gıdayla ilgili sektörler, yakın geleceğin en kritik, stratejik ve önemli yatırım çeken sektörleri olacak. Tarım Türkiye’de de dünya genelinde de 2010’a kadar unutulan bir sektördü ama bu krizden sonra tarım dönüşümün olacağı bir sektör oldu. Bu dönüşüme hazır olmalıyız.

- Krizden sonra yerelde üretim, yerelde tüketimin önemi ortaya çıktı. Ürünün üreticiden tüketiciye ulaştırıldığı zincirler oluşturulmalı. Zincirlerin kısalması üretici ve tüketiciyi korur. Tüketim alışkanlıklarını da değiştirilmeliyiz. İnsanların büyük çoğunluğu ihtiyaçtan fazlasını tüketiyor.

KURAKLIK GERÇEĞİMİZ

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Levent Kurnaz, dünyanın küresel ısınma gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Türkiye’yi ciddi bir kuraklığın beklediğini kaydeden Kurnaz, “Antalya’nın kuzey batı kesileninde hafif kuraklık yaşanması sözkonusu. Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu’ya kıyasla Antalya bu işten o kadar zararlı çıkacak gibi görünmüyor. Antalya’da yağış miktarında çok büyük farklılık sözkonusu olmayacak. Ama normal yağış yerine sağanak yağış gelmeye başlayacak. Ürünlere, altyapıya, insana zarar verecek sel baskınlarına hazırlıklı olmalıyız” dedi.

AB’YE ÜRÜN SATAMAYABİLİRİZ

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin tarımsal ticareti de önemli ölçüde etkileyeceğini belirten Kurnaz, yakında Avrupa Birliği’nin ürettiğimiz ürünleri kabul etmeyebileceğini belirterek şunları söyledi:

- Avrupa Birliği artık ‘ya benim değim gibi üretirsin ya da bu ürünü AB’ye sokamayız’ diyecek. Hem ürünümüze test yapacak, hem de ‘nasıl yetiştirdiğin önemli’ diyecek. Sadece son ürününüze değil, son ürünü üretirken kullandığınız bütün ilaçlara, gübrelere, ne kadar karbondioksit saldığına bakarak ürünü talep edecek. Bu sene olmazsa gelecek sene bunu uygulayacak.

- Türkiye ürünlerinin yüzde 50’sini AB ülkelerine ihraç ediyor ve bu miktar Antalya’da daha yüksek. AB bizden ürün almayacak ya da sattığımız zaman o derece büyük bir gümrük vergisi vermeye mecbur bırakılacağız ki bizim AB’ye yakın olmamız, işçilik gibi avantajlarımız sıfırlanacak. Kritik noktadayız. Uluslararası ticaretimizin devam etmesi için geç kalmadan önlem almak zorundayız. Mecburuz.

SU FAKİRLERİ ARASINA KATILACAĞIZ!

- Sulama politikalarının da gözden geçirilmesi gerekiyor. Kişi başına düşen su miktarı yılda 1360 metreküp. Bu rakam cumhuriyetin kurulduğunda 8 bin metreküptü. 20 sene içinde bin metreküpe düşecek. Bu su fakiri olmamız demek. Suyun yüzde 75’i tarımda kullanılıyor. Tarımsal sulamada ciddi adım atmazsak ürünlerimizi üretecek bu bulamayacağız.

Haber: MUSTAFA KAZIM AYDIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.