Küçükçekmece’de genç kızlardan oluşan iki bayan futbol takımı sahada kıyasıya mücadele ederken tribünlerdeki ben ise aşaığıdaki sorulara yanıt arıyordum.

-Neden Türkiye’de soyadlarında bir sürü “Oğlu”varda  ‘Kızı’yok.  Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Temel Karamollaoğlu, Oğuzhan Müftüoğlu, Adalet Ağaoğlu, Canan Kaftancıoğlu,  Yavuz Karaalioğlu, Yavuz Bahadıroğlu,..  Hep Oğlu.. Hiç kızı olan soyadı bilen var mı? Ben çok düşündüm , bula bula bir ‘Maça kızı’ buldum , başka da bir şey bulamadım. (Kültürüm mü yetersiz nedir?” diye kuşkuya da düşmedim değil hani..                                                                    

Bu tercih neden kaynaklanıyor, neye işaret ediyor. ? Nasıl kültürün yansımasıdır?

-Atatürk olmasaydı şu sahada olan genç kızlar futbol takımı kurup maç yapabilirlermiy di?

Kızlar rakip takımın kalesine gol atma mücadelesi verirken, ben bu sorulara yanıt aradamı.

....................................................................

İran’da 29 yaşındaki Selma Hudayari gönül veridği futbol İstiklal adıl futbol takımının Asya Kupası’nda oynayacağı maçı tribünlerden seyretmek için stada girmek istemiş. İran’daki molla rejimi ise kadınların stadlarda maç izlemesini yasaklamış.  Hudayari çareyi erkek kılığına girmekte bulmuş. Ancak stadın girişinde güvenlik görevlileri tarafından yakalanmış.  Mahkemede ceza yemiş. Bunu kabul etmeyen Hudayari kendini ateşe vermiş ve hayatını kaybetmiş..

Selma Hudayari için dün Küçükçekmece’de bir anma maçı düzenlendi.  Gönlüm bu haksızlığı kabul etmedi ve o maçı izlemek istedim. Tribünde hiç beklemediğim kadar İranlı kadınla karşılaştım.  Şaşırmadım desem yalan olur. Kadınlara yönelik yasaklara isyan ediyorlar, tepki gösteriyorlar, zafer işaretleri yapıyorlar. Başları açık. Yüzlerinde mavi boyalar.

.......................................................................

Sahada gencecik kızlarımız. Formaları üzerinde. Bayan futbol takımları kurmuşlar. Değil tribünde maç seyretmek sahaya çıkmışlar futbolu oynuyorlar.  İşte İran ile Türkiye arasındaki fark.

Kadınlara yönelik baskı ve zulüm Ortadoğu Coğrafyasında çok daha fazla. Müslüman ülkelerde batı ya göre kadınların çok daha baskı altında olduğunu görüyoruz.  Arap ülkelerinde kadın ikinci sınıf vatandaş. İran’da bir çok yasakla yüzyüzeler. Buralarda kadınlara yönelik yasaklar batı ülkelerinde yok.

Türkiye müslüman ülkeler içinde kadını erkek ile eşit tutan bir ülke. Yasaları böyle. Türk kadını bunu Atatürk’e borçlu. Kızlar maç yaparken, benim aklımda hep Atatürk var.

“-Atatürk gelmeseydi, Türkiye cumhuriyeti kurulmasaydı, bu kızlar futbol takımı kurup şu sahada maç yapabilirlermiydi?’ sorusunu soruyorum kendime.

Mümkün değil yapamazlardı. Türkiye Cumhuriyetinten önce Osmanlı döneminde kadının durumu Arap ülkelerinden farklımıydı ki?  Türk kadını Atatürk’e ne kadar şükran duysa azdır. 

........................................................................

Hoş Türkiye’de kadınlara hakları verilmiş ama yine de bir güruh tarafından sürekli kadınlarla uğraşılmakta.  Bir takım kendine tarikat lideri denen insanlar işleri güçleri bırakmış ülkemizde kadınlarla uğraşıyorlar.

Yok saçı şöyle olacakmış, yok başı böyle olacakmış. Yok araba kullanmayacakmış, yok erkeğin şu kadar arkasında yürüyecekmiş. Yok eteğinin boyu şöyle olacakmış. Falan filan. Adamların tek icraatları kadınların kılık kıyafeti, tavır ve davranışları. Hay kadınlar kadar başınıza taş düşsün. Allah için bir gün de ekonomi üzerine bir şey deseler. Tarım üzerine bir şey deseler. Yangınlar, cinayetler, tecavüzler için bir şey deseler. Diyeceksiniz, ‘Aman arkadaş sakın hiç bir şey demesinler.”

Kadınların durumunu konuşuyoruz ya. Ortalıkta gün aşırı gündeme gelen bu yaklaşımları da hatırlamadan edemiyor insan.

Ve bu yazının başınındaki esas soruyu tekrar soruyorum.

-Neden soyadlarında bu kadar ‘Oğlu’ var da ‘Kızı’ yok. ? Bu nasıl bir kültürün yansımasıdır?

Biraz da siz düşünün bakalım?  Yanıt iletmek isteyen  gazetedurum@gmail.com  adresine yazabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.