İstanbul 2019 seçimleri;  Türkiye Siyasi Tarihinde; üzerinde çokça yazılıp-çizilecek, konuşulacak tarihsel bir seçimdir, önemli bir başarıdır.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019 seçimlerinde,  Seçim Kampanyası Direktörü  olan Necati Özkan;   bu zaferin ardından o başarı öyküsünü  kaleme aldı. ‘Kahramanın Yolculuğu’ ismiyle kitaplaştırdı.  Kitabı henüz okuyamadık ama ilgiyle bekliyoruz.

İlgi  ve merak CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun kitapla ilgili “Kahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle Genel merkez iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!” sözleriyle daha da arttı.  Kaftancıoğlu kitabı eleştirirken iyi de bir piarını yapmış oldu.

...................

İsterseniz gelin bu kitaptan önce. Ekrem İmamoğlu’nun ilk seçim zaferi olan 2014 yerel seçimlerine dönelim.  İmamoğlu o seçimlerde de iki dönemdir kazanması gereken seçimi yaptığı yanlış işler yüzünden kazanamayan CHP’ye kazandırmış ve Beylikdüzü Belediye Başkanı olmuştu. Üstelik koskoca İstanbul’da başkanlığın el değiştirdiği tek ilçe Beylikdüzü idi.  O kampanyada İmamoğlu’nun danışmanlığını yapan Şirin Mine Kılıç ,  Beylikdüzü’ndeki bu seçim başarısını  kaleme alıp ‘Benim Sevgili Başkanım’ adıyla kitaplaştırdı. Kitabın baskı tarihi 2016. Seçimin üzerinden daha iki yıl geçmişti.   Kitabın tanıtım sloganı: ‘Sıradışı bir başarı ve liderlik öyküsü’

O seçim zaferi ; ‘Sıradışı bir başarı ve liderlik öyküsü’ olarak tanımlanabilir miydi? Tartışılabilir.

 Eleştiriler yok değildi: İmamoğlu’nun Beylikdüzü başarısı önemliydi tabi. Ama düşünün dört –beş dönem seçim kazanmış insanların başarısı azmı bir başarı idi? Yazılacaksa önce onların başarıları yazılmalı idi.

Yanıt:

‘Yazılsaydı ya öyküleri?’   Yazıldı da karşı çıkan mı oldu?

.........................................

Geçelim Beylikdüzü zaferini ve gelelim İstanbul’a. 

Beylikdüzü seçimleri o kadar da ‘sıradışı bir başarı’ değildi bize göre. Ama İstanbul 2019 seçimleri Türk Siyasi Tarihi'nde önemli bir başarıdır. Tıpkı Erdoğan’ın: yüzde 25 ile yüzde yetmiş beşe karşı İstanbul seçimlerini kazandığı seçim gibi. Dörtte bir oyu al ardından 25 yıl İstanbul’a hükmet..Ve İstanbul’dan çık an itibarıylaTürkiye’nin yönetiminde 17 yılı doldur.

2019 İstanbul seçimleri tarihi bir seçimdir. İki defa tekrarlanmasıyla tarihidir. 25 yıllık bir muhafazakar iktidar anlayışına karşı tarihi bir zaferdir.

...........................................

Yüzeysel bir bakışla tarihe baktığımızda;

Kartaca’dan çıkıp Roma’ya doğru giderken  Alp'lerdeki engelleri aşmak ve rakiplerini şaşırtmak için 'Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız'' diyen Hannibal’ın çevresinde kimler vardı? Tarih bunu yazmaz.  

Atina’dan çıkıp Anadolu’yu geçip Asya’ya ulaşan ve Babil’de 33 yaşında hayata veda eden Büyük İskender’in bu yolculukta yanında kimler olduğunu da pek yazmaz Tarih.

Tarih yüzeysel bir  bakışla lider odaklıdır.  

İstanbul seçimi Türk Siyasi Tarihi'nde önemli tarihsel bir olay ise ki öyle; Bu seçimin, bu olayın  lideri de Ekrem İmamoğlu’dur. İmamoğlu’nun seçim kampanyasının direktörü olan , bu koltukta oturan bir ismin de olayla ilgili yazacağı kitap’da lider odaklı olur. Kaftancıoğlu'nun sözleri kitabı tam da bu noktadan lider odaklı olmakla eleştirdiğini ortaya koyuyor.

.............................

Ama hiç kuşkusuz;  Kara Harp Okulu okuyan, ODTÜ’nden yolu geçen ve Avrupa Siyasi Danışmanlar Derneği Başkanlığını da bir dönem yapmış olan Necati Özkan; bu yüzeysel yaklaşımın yanında,  tarihsel olayların;  çok daha derinlikli, karmaşık olaylar bileşeni ve her  tarihsel olayın ardında binlerce-onbinlerce insana ilişkin öyküler olduğunu bilir.

Dr.Canan Kaftancıoğlu; eleştirisiyle olaylara lider odaklı değil, bir sosyal tarih bilimcisi gibi yaklaşılmasını istiyor. Eleştirisinde öne çıkan bu. Üstelik O’da CHP İstanbul İl başkanlığı koltuğunda oturuyor. 2019 tarihi seçim zaferini yaratan en büyük kitleyi;CHP’nin İstanbul’daki tüm üyelerini ve taraftarlarını temsil ediyor.   Böyle bir zaferin kitabı yazılıyor ise tüm emek verenlerin emeğine saygı istiyor. Canan Kaftancıoğlu’nun oturduğu koltuktan bakınca bu eleştiriyi de anlamak gerekiyor diye düşünüyorum.

İmamoğlu’ndan henüz bir yanıt gelmedi. Özkan’dan gelen yanıt  "Ben Sayın İl Başkanı'nı Canan Hanımı severim, takdir ederim. Meselenin ne olduğunu bilmiyorum, inşallah öğrenirim. Ortada bir yanlışlık varsa, o yanlışlığın ne olduğunu daha iyi kavrarım diye düşünüyorum." şeklinde olmuş.

Durum bu..

Durum bu da ..!   

Biraz daha farklı noktalardan farklı yönlere bakarsanız;  havanın serin -mevzunun biraz derin olabileceğini de düşünebilirsiniz.

Şöyle ki;

-Kaftancıoğlu’nun bu eleştirisinin arkasında ; sadece emeğe saygı talebi mi var, yoksa İBB Başkanı İmamoğlu’nun İBB yönetimine ilişkin tavrına-atamalara da bir tepkinin sonucumudur bu?

-Tam da İstanbul’da kongre süreçleri yaklaşırken, İl Başkanlığı için de bir yarış olacağı açıkken, bu gelişmeler il kongresine nasıl yansır? İmamoğlu ve ekibi bir önceki kongredeki desteklediği Kaftancoğlu'na olan desteği gözden geçirir mi? 

Eğer eleştiri ; sadece ‘emeğe saygı talebine’ ilişkin ise bu tartışma rahat aşılır. Yok eğer  İmamoğlu’nun İBB yönetim yaklaşımına bir tepki ise işte o zaman bu eleştirinin yankıları burada bitmez.

........

Bir’Kahramanın yolculuğu’ kitabı da biz yazmadan bu yazıyı bitirelim artık.

Ve ne yapalım. 

Gelin bir  güzel Anadolu türküsüyle bitirelim.

Niye türküyle bitirelim.

Bu topraklarda ‘Bir ulusun türkülerini yapanların yasalarını yapanlardan daha büyük’  olduğunu söylerler de ondan..

Tıklayın dinleyin.. 

https://www.youtube.com/watch?v=8r8OqFmy8rg         

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.