banner182
banner128

Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara "İzzettin’deki öğrencilerimiz de ya Nakkaş’a ya da Çatalca’ya gidiyor. 1950’lerin Türkiye’si buraya okul yapmayı başarmış ancak 2000’li yılların Türkiye’si bu okulları açık tutmayı başaramıyor. Bunları iyi değerlendirin ki Türkiye’nin nereye gittiğini daha iyi anlayın." dedi. 

Çatalca Belediye Başkanı ve CHP Çatalca Başkan Adayı Cem kara seçim çalışmalarını mahallelerde yoğunlaştırmaya başladı. Her akşam bir başka mahallede toplantılar düzenleyen Cem Kara, 'Çatalca'dta topraklarımıza göz koyanlara geçit vermedik, vermeyeceğiz' dedi. 

Çatalca Belediye Başkanı Kara , İzzettin'deki toplantıda şunları söyledi. 

İzzettin’in çok değerli muhtarı, çok saygı değer hanımefendiler, beyefendiler sizleri İlçe Başkanlarım ile birlikte saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Bu akşam İzzettin’deyiz. Gün boyu kadınlarımız kapılarınızı çaldı, yaptığımız çalışmaları anlatan kitapçıklarımızı dağıttılar. Sizleri bu toplantıya davet ettiler. Hepinizin ayaklarına sağlık, hoş geldiniz.

Biz bugün buraya bir ittifakla geldik. İYİ Parti İlçe Başkanımızı da saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

10 yıl önce “önce insan “diyerek, Çatalca Belediye Başkanlığı’na talip olduk. Bu ülkeyi ve insanları seviyoruz. İçimizde insan sevgisi var, insan sevgisinden hiçbir zaman ayrılmayacağız.

Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisi hiç kimseyi ayırmadık, ayırmayacağız. Belediyemizin kapılarını herkese açtık. Bu niyetimizden hiçbir zaman uzaklaşmadık. Kapılarımız ile birlikte gönlümüzü de herkese açtık.

İlk geldiğimizde belediyede kameralar vardı, onları söktük. Bindiğimiz arabaların kapalı camlarını vardı, onları da kaldırdık. Biz bu şekilde başarılı olduk.

 

2009 yılı da aynı şimdiki gibi ekonominin oldukça kötü olduğu bir yıldı. Vatandaşlarımız belediyemize sık sık gelerek, iş ve aş istiyorlardı. Biz AKP’nin yaptığı gibi yapmadık, önce partiye üye ol öyle gel demedik.

Biz kim geldiyse, kaç kişi kapımızı çaldıysa iş bulduk. 10 yılda 4236 vatandaşımıza iş olduk, aş olduk. Bu çok önemli ve değerlidir.

Çatalca Belediye Meclisi’mizde konu bir gün ekonomiden ve işsizlikten açıldı. Ben AKP’li arkadaşlara “Siz oturduğunuz apartmanda bir komşunuzu işe sokabildiniz mi ya da kendi çocuğunuzu işe sokabildiniz mi ?” diye sordum. Biz bu kadar çocuğumuzu gerek kendi imkânlarımızla gerek ise belediyemizin imkânlarıyla işe sokmayı başardık.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz bünyesinde gece gündüz çalışarak fakir kişileri tespit ettik. Her gün yardıma muhtaç 500 ailemize aşevimize pişen yemeklerden dağıtıyoruz. Uzak mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımıza da Zabıta Müdürlüğü ekiplerimiz ile erzak yardımlarımızı ulaştırıyoruz.

Genel Başkanımızın söylediği gibi “Bizim iktidarımızda yatağa kimse aç girmeyecek” bunu bir şekilde yapacaksınız ama kimseler bilmeyecek.

Her yıl düzenlediğimiz Erguvan Festivali kapsamında fakir aile çocuklarımızı muhtarlarımızın desteği sayesinde bularak, bu güne kadar 500 çocuğumuzu sünnet ettirdik. En iyi hastanelerde, en hijyenik koşullarda sünnetlerini yaptırdığımız çocuklarımıza kıyafetlerini alıyoruz ve onları birer bisikletle ödüllendiriyoruz. Bunlar basit gibi görünen önemli şeyler.

“Sevgi her engeli aşar” düşüncesiyle engelli vatandaşlarımıza hasta bezi, hasta yatağı, akülü ve aküsüz tekerlekli sandalye yardımında bulunuyoruz.

Emniyetin yaptığı araştırmalar sonucunda İstanbul’un en huzurlu ilçesi Çatalca’dır. Huzurlu bir ilçe olduğumuzun en önemli verilerinden biri de budur.

Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz ile günde 152 km dolaşarak, ilçemizdeki çöpleri topluyoruz. Geri dönüşüme katlı sağlıyoruz. İbadethanelerimizi düzenli aralıklarla temizliyoruz. Günlük topladığımız çöp miktarı 135 ton ve yazın bu rakam çok daha fazla oluyor.

Çocuklarımız bizim her şeyimiz ama birçok yerde okullarımız kapalı. Bu akşam sanıyorum 19 ya da 20. Mahallemizdeyiz. Şu ana kadar gezdiğimiz birçok mahallemizde maalesef okullarımız kapalı.

İzzettin’deki öğrencilerimiz de ya Nakkaş’a ya da Çatalca’ya gidiyor. 1950’lerin Türkiye’si buraya okul yapmayı başarmış ancak 2000’li yılların Türkiye’si bu okulları açık tutmayı başaramıyor. Bunları iyi değerlendirin ki Türkiye’nin nereye gittiğini daha iyi anlayın.

39 mahallemizin 32’sinde imar sorununu çözdük. Göreve geldiğimizde ne Çatalca’da ne de diğer köylerimizde imar planları yoktu. Çatalca’mızın kolu, kanadı kırılmıştı. Vatandaşlarımız çocuklarını evlendiremiyorlardı. Ne satılık ne de kiralık ev bulamıyorlardı. Artık bu sorun büyük ölçüde ortadan kalktı.

Devlet, “18. Madde uygulaması yapacaksınız” diyor. Bu güne kadar hiçbir mahallemizde bu uygulamayı yapmadık. 18. Madde uygulaması vatandaşlarımızın var olan arsasının, tarlasının yüzde 40’ını terk etmesi ve bunu belediyeye vermesi demektir. Geri kalan yüzde 60’ına evini yap demektir. Bunu yaptırmam arkadaşlar. Ben bu uygulamayı hiçbir mahallede ve hiçbir köyde yapmadım, yaptırmadım.

Bunu yapmak sizin elinizdeki topraktan yüzde 40 almak demektir. Bunu yapmam mümkün değildir. AKP, gözünü vatandaşın toprağına, arazisine dikmiştir. Binali Yıldırım’ın arsalara gözünü diktiği gibi. O nedenle ben bu uygulamayı yapmadım, yaptırmadım.

Yerel üreticimize destek olduk. Vatandaşlarımızın ürettikleri, yetiştirdikleri ürünleri sağa sola götürmeye çalışmadan satabilecekleri satış stantları yaptık. Bugüne kadar 39 mahallemize 45 satış standı yaptık ve vatandaşlarımıza hediye ettik. Vatandaşlarımıza helal olsun, hoş olsun.

Muhtarlarıma teşekkür ediyorum. Muhtarlar arzu etmeseydi, biz onlara destek vermeseydik, köylerimize doğalgaz getiremezdik. Bugüne kadar İzzetin ile birlikte 33 köyümüze doğalgaz bağlanmıştır. Muhtarlarımız ile birlikte biz başardık.

Şunu düşünün İstanbul’un doğalgaza ihtiyacı olan başka ilçesi var mı?

Bir biz varız, belki Arnavutköy’ün bazı köylerinde, Şile’de eksiklikler vardır. İGDAŞ bu doğalgazı bağlayan, İBB’nin yan kuruluşu bir şirkettir. Kendi para kazanmak için doğalgazı bağlamak zorunda. Yani bu bize bir lütuf değildir aslında.

Devletin kuruluşu olan DSI ile yapılan görüşmeler sayesinde ilçemize 75 köprünün yapılması sağlanmıştır. Buradan onlara teşekkür ediyorum.

Biraz diğer kahvelere ve çıkışa doğru gittiğinizde fark edeceksiniz. Durak yapmak bizim görevimiz değil. Köylerde duraklar var. Bunları biz asli görevimiz olmamasına rağmen yapıyoruz. Mor ve beyaz olan duraklar bizim yaptığımız duraklardır. İçlerine bakmanızı istiyorum orada Başkan Yardımcısı arkadaşlarımızın numaraları var. Aklınıza takılan sorunları ilgili arkadaşlarımız ile görüşerek çözün istiyoruz.

Değerli Tatar kardeşlerim bu işleri 6 Başkan Yardımcısı, 25 Meclis Üyesi, 19 Müdür ve 487 personelle yapıyoruz. Bu dönemde de yeni Meclis Üyeleri seçeceksiniz. CHP ve İYİ Parti adaylarından oluşan 25 Meclis Üyesi Adayı arkadaşımız var. Sizin seçeceğiniz Meclis Üyelerimiz ile birlikte yeni dönemde çalışmaya devam edeceğiz.

Bizi bu kadar sıcak karşıladığınız için, misafirperverliğiniz için sizlere teşekkür ederim. Buraya 7’de geldik. Bu saate kadar bizi dinleyen bütün İzzettinlilere teşekkür ediyorum.

Hepimizin yolu açık olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.